TEK DEFTER

TEK DEFTER

İki aşamalıydı üniversiteye girebilmenin sınavı. İkisini de kazanmıştım her nasılsa? Kendimden hiç beklemezdim.
Annemin;
-”Ula oolum azıcık ders çalış” demeleri boşa çıkmıştı bi nevi.
***
Ne ders çalışması?
Tekbi defterim var idi lise yaşamım boyunca, onda da Beşiktaş sloganları yazılıydı.
***
Müjdeyi ablam verdiydi, bi Giresun akşamı;
-”Marmara Ünv. Ekonomi Fakültesi’ni gazanmışsın”…
Duraksadığımı anımsıyorum;
-”Allah Allah, ben orayı yazmış mıydım yahu, tercih listeme”???
***
Ekim ayı gelip çattığında, gitmem zor oldu şehrimden. Eşşek gafalı gız, okul-mokul kazanamamış, Giresun’da kalmıştı çünkü.
Göynümün o dönemki saabından ayrı düşmenin berbat ruh haliyle vardım idi, zalım İstanbul ellerine.
Çevremdeki herkes herşeyimi bildüü için, yalnız bırakmayanım çok olduydu, o ilk zamanlar. Benden bigaç yaş büyük olup da İstanbul’da okuyan ne kadar abim-ablam varsa 10 gün falan bizde kaldıkdı hepbir.
Anam da başımdaydı hep olduğu gibi. Ablam da. Abim de. Babacaazım sık sık telefonla yoklama yapıyordu, üst kat komşudan;
-”Naber küçük inek”?
***
İktisata Giriş diye bi ders okuduk birinci sınıfta.
Bişeye ”giriş” kavramı pek alengirli ve iticidir hep. Yok hukuka giriş, yok uluslararası ilişkilere giriş, falan. Buyrun girin kardeşim, gosgoca prof’lar olmuş, işin kitabını yazmışsınız, beni neden arkamdan itiyonuz? Yazın bakın; ”Aha size iktisat” diye, görün hiç ürküyo muyum?
Tövbe, tövbe!
***
Hocamız;
-”Arkadaşlar, iktisat la-ahlaki bi kavramdır” diyerek başladıydı ilk derse.
Haydaa!!
Dedim, herhalde geneleve düştüm!
Meğer, ahlakla ilgisi olmayan, ahlak üstü, ahlak ötesi falan anlamındaymış.
Şu memlekette Türkçe konuşmayı öğrenin önce kardeşim. Kariyeriniz daha sonra gelsin.
***
Derslere devam zorunluluğu olmaması çokbi cezbetmişti beni.
15 gün geçti geçmedi, kantinden-cafelerden devam eyler oldum okuluma. Bütün derslere birer kez girmiş ve anlamıştım nelerden söz edileceğini. Hiç de ilgimi çekmemişti açıkçası.
Zaten tribün müdavimliği dönemim başlamıştı çok geçmeden.
Zaten her filme, her tiyatroya, her konsere, her sergiye, her müzeye, her mesire yerine gitme deliliğimiz başlamıştı arkadaşlarımla, çok geçmeden.
Birinci yıl böylece geçip gidivermişti.
Ve eşşek gafalı gız ikinci sene de okul kazanamadı İstanbul’dan. Kaderime razı oldum artık, napim?
Hem Böyükşeher’e alıştım mıydı da ne? Üniversitede de tek defterim vardı, içi yine Beşiktaş ile dolu.
***
Hikayemin gerisini biliyonuz işte.
***
Çiğse doğdu bigün.
İlkokul 5’te, sınıf gecelerinde bi keman resitali verdi, ağzım açık kaldı kardeşlerim.
Halk oyunlarına başladı, izledim, dilim dışarda kaldı kardeşlerim.
Baskete gitti, gözlerim yerinden fırladı kardeşlerim.
Ama,
Tüm bunların ”virtüözlüğü” 15’er gün sürdü kızımda. Yaptı, becerdi ve bitirdi.
Kime çekmiş diyemedim la!!!
***
Kendimi övecek, üstün görecek diğilim, besbellim ki bu da bi nevi ruh hastalığıdır.
Çabucak kavrayıp, tez sıkılmak.
Hissetmekteyim ki, bu tür beyinlerin sonu alzaymır ile bitmez. Tek kazancımız budur.
***
Sonuç ne peki?
1) Şu yaşlarıma erişip, Doğan Turan abimin de öğrenim yaşamı boyunca devam zorunluluğu olmayan okulları seçtiğini öğrendiğimde uzun uzun güldüm.
2) Arada bi telefonlaşırız. O gız halâ eşşek gafalıdır.
3) Osmanlı minyatür sanatçısı Levni abimiz yaşamı boyunca 9 şiir yazmakla yetinmiştir. Bu konuyu üç beş kez işledim, daha tekrar etmiyim, Levni de tahminen alzaymıra yakalanmamıştır. Tesadüf işte, benim de yayımlanmış toplam 9 şiirim vardır.
4) Yağmur doğdu bigün. Bi p.tesi ilkokula başladı. ”Baba ben okuldan sıkıldım” dedi, hafta sonuna doğru. Kime çekmiş diyemedim.
5) İlkokullar 4 seneye indi biliyonuz, Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmak isteyenlerin müfredatı yüzünden… Ne acı günler yaşıyoruz ey büyük Allah’ım, bunları aşacak güç ver Allah’ım.
6) Hadi iktisat la-ahlakiydi. Eyvallah. Ama ben, sayıca tükenmekte de olsalar, Giresun’da harbiden, düzeysiz ve haset beyinlerin ahlaksızca tavırlarıyla boğuşuyorum. Neyleyim?
***
Babamın telefondaki ”naber küçük inek” diyen sesi üzerine and olsun, şart olsun diyip, yemin ediyorum;
İyi insanlarla dost kalıp, rahat durmayanın defterini düreceğim.
Tek defterle yaşamanın uzmanıyım kardeşlerim. Bana bulaşmayın.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Duygusal derinliklerin ve sezgilerin ön planda olduğu bir gün. İçsel dünyanla temas kurmak için harika bir fırsat sunuyor. Sanatsal ve yaratıcılıkla ilgili aktiviteler yapmak, ruhunu beslemek için faydalı olabilir. Fikirlerini paylaşma isteği duyabilirsin; bu, başkalarıyla kuracağın anlamlı bağlantılara yol açabilir.İlişkilerde daha anlayışlı ve empatik olma eğilimindesin. Sevdiklerinle duygusal bağlarını güçlendirecek konuşmalar yapabilir, duygusal derinlikteki paylaşımlar gerçekleştirebilirsin. Ancak başkalarının duygusal yüklerini üstlenme riskin var; bu nedenle, sınırlarını korumaya özen göster. Kendine zaman ayırmak, zihinsel ve ruhsal sağlığın için gerekli.Eğitim veya bilgi edinme konularında ilgi duyabilirsin; yeni şeyler öğrenmek, merakını giderip kafanı boşaltmana yardımcı olabilir. Bugünün ruh halinle uyumlu olarak, sezgilerine güvenmek ve içsel sesini dinlemek, doğru kararlar almanı kolaylaştıracak. Kendine vakit ayırmayı unutma, doğanın içinde kaybolmak, seni yenileyen bir deneyim olabilir.

YAZARLAR / Tümü
MAHŞER

MAHŞER

Mayıs 9, 2026, Yorum yok MAHŞER
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45