Değerli okurlarım Twitter hesabımda;
“Geçmişi ve geleceği ile sohbet edebilen bir insan” olmak önemli ve anlamlı bir gelişim aşamasıdır, diye yazmıştım. Bir okurum aşağıdaki şu şiir ile geri dönüş yaptı. Paylaşmak istedim. Selamlar, sevgiler.
20 yaşında ben
35 yaşımda ben
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.
Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın
karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
“Sen karışma moruk” dediler. Büyük hır çıktı. Komşular alttan üstten duvarlara vurdular. Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Ben de kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine.
…
Not: Değerli Asistanım Gizem Çil şiiri araştırınca Ali Poyrazoğlu’nun 7 Kasım 2004’te yazdığı köşe yazısından şiir haline getirildiğini öğrendim.