“Sanat” Deyince!  

“Sanat” Deyince!  

“Sanatın bugünkü görevi,

düzene kaos getirmektir.”[2]

“İnsanı sanatçı yapan şey yalnızlıktır,”[3] türünden saptamaları ciddiye almayıp; “Sanatın gücünü bildiğimiz içindir ki, sorumluluğumuz büyük” diyen Anna Seghers gibi düşünenlerdenim…

“Sanat daha önce yapılmamış olanı ister,” vurgusuyla Theodor Adorno’nun altını çizdiği gibi, “Özgür olamayışın ortasında özgürlük benzeri bir şeyi dile getirir sanat”…

Ayrıca Gloria Steinem’in, “Sanat gibi, devrimler de var olanı daha önce hiç bulunmamış olanla birleştirmekten gelir”; Friedrich Nietzsche’nin, “Gerçekler yüzünden, ölmemizi önleyecek bir şey varsa o da sanattır”; Bertolt Brecht’in, “Barış, insandan yana olan tüm çabaların, tüm üretimin, yasama sanatını da içermek üzere tüm sanatların temelidir,” diye tarif ettiğidir O!

* * * * *

İlk uygarlıklardan beri dilsel ve görsel olarak gelişen sanat insanlığın yaşam serüveninde vazgeçilmeyen bir olgudur. 

Sanat, insanın doğaya ve yaşama kattığı yaratıcı bir çabadır. Toplumsal gelişmeyle etkileşimi sanatın toplumsal bir çaba olmasını da getirir. Sanat, yoğunlaştırılmış ve seçilmiş yaşamların ve düşlemelerin estetikle yoğrulup imgelerle yeniden canlandırılması olarak insani boyutu yakalayıp yaratan bir eylemdir.[4]

Evet sanat, yaşamın geleceğe aktarılması konusunda kendisini sürekli geliştirerek çok önemli görevler yerine getirirken; sanat yapıtının özünde insan ve yaşam gerçekliği bulunur. İnsan ve yaşam gerçekliği ise sürekli bir merak, arayış, sorgulama, boyun eğme-direnme, ilerleme-gerileme ve değişimle doludur. Aynı zamanda, sürekli bir yenilikle eskiliğin, aydınlıkla karanlığın, ezilenle ezenin, sömürülenle sömürenin savaşımı olan insanlık tarihindeki sanatın yeri, insan yaşamının birikimini geleceğe taşıyanların yanıdır.

Yaşamın sürekli gelişmesi ve gerçeğin devrimci olması nedeniyle sanatın görevi insanın arayışıyla çakışır. Güzelliğin bilimi olan, estetikle yüklü olması gereken sanatın yaşamla, insan gerçeğiyle buluşmuş, yoğunlaşmış, harmanlanmış özelliği, doğasına muhalifliği de ekler. Yani sanat ve sanatçı muhalif doğar.

Sanat, yaşama, içinde bulunulan düzene, düzenin insanın güzelleşmesine engel olan bozukluklarına karşı bir duruşla kendini var ederken, bu varoluşundaki başarıya göre de güçlenir, büyür, etkinleşir. Bunlar sanatın insan yaşamını etkilemesindeki payını çoğaltır.

Yaşamı etkileyen, daha doğru bir deyişle yaşamı etkilemesi gereken sanatın nelere karşı olup olmayacağını belirleyense içinde bulunulan düzenin gerçekleridir.[5]

Bu bağlamda sanat ve siyaset tarih boyunca iç içe geçmiş iki temel olgudur. Felsefi olarak insanın içsel ve dışsal çatışması bu iki olgunun en önemli dinamiğini oluşturmaktadır. Tarihinin her döneminde varlığını sürdüren sanat ve siyaset ilişkisi birbirlerini diyalektik olarak etkilemiştir. Sancılı politik süreçler toplumsal hafızada nasıl önemli bir etki yaratıyorsa sanatın hafızasında da aynı etkileri bırakmıştır. Bu nedenle geçmişten günümüze pek çok politik imaj içeren eser kalmış ve bu eserler dönemin politik sorunlarını sanatın özgün ve estetik anlatımıyla silinmez hâle getirmiştir…

Sanat doğası gereği devrimcidir. Var olanı yıkar, yerine yeniyi önerir, sanatçı da hakikâte ulaşmak için sanatın araçlarından, imgelerden yola çıkarak sözünü söyleyendir. Sanat, insanların hem duygularını hem de düşüncelerini soyut bir yolla değil, imgelerle belirtir. Sanatçı bir sanat emekçisi, yaratıcı bir üreticidir. Kapitalist sömürü düzeninde sanatın kendine özgü form ve değerleriyle sanat yaparken iktidar ve sermaye karşısında dik durabilendir. Piyasa çarkına kendisini kaptırmayan, kendisini rekabetçi ve faydacı bir kimliğe teslim etmeyendir.

Kapitalist sistemde sanat eserleri bir meta hâline getirilmiştir. Sanat eserinin metalaştırılmasına ve piyasalaşmaya karşı çıkan sanatçı, kapitalist sistemin kuşatmalarına karşın, toplumsal değerlere sahip, kolektif bilincin taşıyıcısı ve kendi eylemlerinin öznesi olmalıdır. Sanatçı kapitalist sömürü düzeninde kendi doğallığını ve doğasını koruyabilen, iktidarın dayatmalarına karşı sanatsal tavır üretendir.

Sanatçı kendisini siyasal ve toplumsal süreçlerden soyutlayamaz. Yoğun emek sömürüsünün yaşandığı kapitalist sistemde kültür endüstrisi ile kuşatılmış olması, sanatçıyı tarafsız olmaya değil taraf olmaya zorlar. Sanatçı, siyasal ve toplumsal sorunlarda taraf olurken, üstü örtük kapitalist ilişkileri deşifre ederek gerçekleri açığa çıkarmaya çalışır. Tarafsızlık, kapitalist sömürü düzenine ses çıkartmamak ve onu onaylamak anlamına gelir.

Guernica’nın yaratıcısı Pablo Picasso sanatçının politik tavrı için şöyle demişti: “Siz bir sanatçıyı ne sanıyorsunuz? Eğer bir ressamsa sadece gözleri olan, bir müzisyense sadece kulakları olan, bir şairse kalbinin her köşesinde sadece lir olan bir aptal mı? Tam tersine, dünyadaki ateşli, mutlu ya da korku verici olaylara karşı her an uyanık, bu gibi olayları yansıtmaya hep hazır siyasal bir varlıktır sanatçı. Tarafsız kalmak bahanesiyle, kendinizi yaşamdan nasıl koparabilirsiniz? Yaşantınıza böylesine çok şey katan diğer insanlarla ilgilenmemek nasıl mümkün olabilir? Hayır, resim evleri süslemek için yapılmaz. Düşmana karşı bir saldırı ve savunma aracıdır resim”…[6]

* * * * *

Sanatın, kapitalist bugündeki hâline gelince; O bana Charles Bukowski’nin, “Eski Çin’e ait bir şey hatırladım: “Zengin olmayı mı yeğlersin, sanatçı olmayı mı?” Zengin olmayı çünkü sanatçılar sürekli zenginlerin ön kapılarında bekleşiyor,”[7] ironisini anımsatıyor.

Kolay mı? 

Küreselleşmeyle biçimlendirilen “yeni” emperyalist kültür, bilinçlere, duyarlılıklara saldırırken sanatı sanat olmaktan çıkarıyor. Düzen, sanatın ve sanatçının temel işlevinden uzaklaşması doğrultusundaki politikalarında mevziler kazanıyor.

Dayatılan kültürün sanattaki ideolojisi post-modernizmin egemen kılınmasıyla sanat insanlardan uzaklaştırılıyor. İnsansız ve yaşamsız bir sanat için iletişim araçlarının gücü seferber ediliyor. Ruhsuz bedenlerin ve bedensiz ruhların gezindiği bir arenaya dönüştürülen sanattan insan ve yaşam gibi anlam da kovuluyor.[8]

Böylelikle de sanat, sanat olmaktan çık(artıl)ıyorken; sanatı var eden muhalif özelliği de yok ediliyor! Yani iktidarın muhalifi olması gereken sanat, iktidarın işbirlikçisi kılınıyor…

Tabir caiz ise iktidar(lar), sanat üzerinde de hegemonya kurarak onun özünde var olan muhalifliğini ortadan kaldırıyorlar. 

Kapitalist bugünde birçok alanda olduğu gibi, sanat cephesinde de ciddi “değer” kayıplarının yaşandığı, “etik” kavramının anlamını yitirdiği bir süreçten geçiyoruz. Sanatçı diye sunulan magazin ünlülerini bir tarafa bırakırsak; onların dışındaki kimi sanatçılar da paraya veya ona dayalı çıkara teslim olarak, iktidar yalakalığına soyunup, el pençe durup, diz çökebiliyor. 

Gerçekten de Hülya Uçansu’nun, “Bu topraklarda sansür bitmez,”[9] vurgusuyla betimlediği coğrafyamızda Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Necat Birecik’in, “Milli, manevi duyguları pekiştirmek için hümanist vatan milliyetçisi sanatçılar olarak vatan bütünlüğüne, birliğine katkıda bulunmak amacıyla sadece yerli oyunlarla sahnelerimizi açıyoruz,”[10] sözleri de; “Sanatçılar için hazırlanan kara listeler”[11] de hâli pür melali yeterince net anlatıyor.

Rahmi Öğdül’ün, “İktidar, ‘Sanat varsa hayat vardır,’ diyor, ama hayat diye bize yutturmaya çalıştığı, ölü ele geçirdiği bedenlerdir. İktidar hayatı değil, sadece natürmortları (ölüdoğa), ölü ele geçirdiği imgeleri seviyor,”[12] uyarısının altını çizerek ekleyelim: Kapitalist iktidar, sanata baskı oluşturup, yeniden biçimlendirme peşinde… Bunun karşısında duran sanatçılar da dışlanıyor, hedef gösteriliyor ve cezalandırılıyor.

* * * * *

Aydın kimliğine hâlel getirmeyen sanatçı ve aydınları tenzih ederek söylemek gerekirse: Ne yazık ve acıdır ki kültür sanat camiasının bir kesimi buna teslim olmuş durumda. Sanat ve sanatçı aydın kimliğinden gelen muhalif bir karşı duruşu gösteremiyor ne yazık ki…

Ancak sanat söz konusu olduğunda, muhalif nitelemesine gerek yoktur; çünkü muhaliflik onun doğasında zaten vardır. Buna bağlı olarak sanatçının aydın sorumluluğu ve duruşu, toplumsal bilince yansır. Diğer bireylerce örnek alınır. Savunduğu değerler, daha çok geçerlilik kazanır niteliksel gelişmelere öncülük eder, evrensel gidişi yönlendirir. Bu duruş sıkıntılı dönemlerde ayrı bir önem kazanır. Böyle bir ortamda gösterilecek tavır etkin bir uyarıcı işlevi görür. Sanatın ticarileşmesinin bir nedeni de; sanatın üretim ilişkilerindeki rolünü sermaye, güç ve iktidardan yana koymasına ve yabancılaşmasına dayalıdır.

Aydın bilincine ermiş, okuyan, araştıran, kafa yoran, günün olaylarına ve geçmişe geniş bir perspektiften bakabilen, gelecek için yeni insansal değerler üreten ve doğrularını hayata geçirebilme sorumluluğu taşıyan kimlik, “aydın” kavramı için ortak bir payda oluşturabilir belki. Böyle bir yaklaşımda salt zihinsel etkinlik göstermek, bir diploma veya kariyer sahibi olmak elbette aydın kimliği için yeterli değildir. Sorun iyiyi kötüden, doğruyu eğriden ayırt edebilme ve bunu hayatın her alanına sürme titizliği ve sorumluluğu gösterme sorunudur. Herkes gibi “aydın” için de “iyi” ya da “doğru” mutlak birer kavram değildir. Değişme ve gelişme en çok onun için geçerlidir. Ancak onu toplumun genelinden ayıran asıl özellik inandığı doğruyu söyleme, söyleyebilme “etik”idir. Kitlelerin suskunluğa itildiği dönemlerde bile sesini yükseltebilme sorumluluğudur. 

Ernest Renan’ın deyişiyle; “Aydın kişi ne kendi diline aittir, ne de uyruğuna. O, özgür ve etik sahibi olduğu için yalnız kendisine aittir.” 

Bu kendine aitlik, aydının/ sanatçının içsel özgürlüğü anlamındadır ve onun toplumsallığına ayak bağı oluşturmaz, halkla kucaklaşmasını engellemez.[13] 

* * * * *

Sanatçının siyasi pratiğini yapıtına ya da yapıtını siyasi pratiğine indirgemekten kaçınmalıyız. Aralarındaki “göreli bağımsızlık” ilişkisini “es” geçmemeliyiz; tabii “Sanatçı sanatçılığını yapsın,”[14] saptamasını abartmadan ve “Tek doğrunun olduğu yerde sanat büyümez!”[15] hakikâtini unutmadan!

O hâlde tekrar pahasına yineleyelim: Sanat, insanın doğaya karşı mücadelesinden çıkıp gelişmiş ve şekillenmiştir. Sanat, insanın doğayla mücadelesinin, çalışmanın ürünüdür. Sanat, insanın doğaya karşı mücadelesinin ve toplumsal yürüyüşünün, bu yürüyüş içindeki evrelerinin, sınıfsal çatışmaların, ayaklanmaların, devrimlerin, ileri ve geri salınımların kaydını düştüğü devasa bir insanlık abidesidir. İlkel insan ritüelinden mağara resimlerine, Yunan’da doğanın insanlaştırılmasının bir ifadesi olan mitoloji ve buradan doğup gelen hayal gücü, bu gücün bir ifadesi olan heykel ve tragedyalara, insanın içsel dünyasını kıskıvrak yakalayan Rönesans’ın tutkulu yaratıcılığından günümüze değin sanat eserlerinde; insanın doğaya karşı mücadelesini, toplumsal çatışmaları, dönüşümleri, değişik dönemlerin ekonomik-politik yapısını ve bilinç biçimlerini görürüz.

Sanat, dünyayı derinlemesine anlamamızı, başka toplumların, kültürlerin, sosyal tabakaların farklılıklarını kavramamızı sağlar, insanı eğitir ve değiştirir. Yani sanat, insanın yaşam deneyimlerini ilerletmesi ve zenginleştirmesine hizmet eder. Sanat, insanın somut yaşamı içinde duyup yaşayamayacağı şeyleri duyup yaşamasını sağlar. Bu anlamda sanat, kişinin otobiyografisi çerçevesi içinde elde edemeyeceği şeyi, yabancı bir deneyimi, o kişinin deneyimi hâline getirmektedir. Kısacası sanat insanın kendi deneyimlerinin sınırlılığını aşmasını sağlar, yaşamamış olduğumuz şeyleri, bizim kadar bütün çağdaşlarımız ile bizden sonrakilerin de yaşamasına olanak verir.

Özetle, bir toplumsal bilinç biçimidir sanat; ve o biçimi belirleyen de insanın toplumsal varlık koşullarıdır. Toplumdaki diğer şeyler gibi sanat da kendi iç yasalarına bakılarak kavranamaz. Elbette sanatın karmaşık yapısı ekonomiye indirgenerek açıklanamaz. Böyle olmakla birlikte, son tahlilde her dönemin bilinç biçimleri o dönemin ekonomik temeli üzerinde yükselir. Hiçbir şey havada boşlukta durmaz. Marx’ın vurguladığı üzere son tahlilde insan bilincini belirleyen, insanın ilişkili olduğu toplum ve bu toplumun üzerinde yükseldiği üretim tarzıdır, toplumun kendini üretme biçimidir. Ancak bir kez ekonomik temel üzerinde yükselen bilinç, onu belirleyen altyapıyla etkileşerek onun değişim ve dönüşümüne katkıda bulunmaya başlar. Tam da bundan ötürüdür ki, nesnel dünyayı yansıtan sanat, sadece onu yansıtmakla kalmaz, değişimine katkıda da bulunur.

Sanat, gerçekliğin bilinmesine, değerlendirilmesine ve insanın yeni bir zeminde hareket etmesine olanak sunar, hizmet eder. V. İ. Lenin’in ifadesiyle “İnsan bilinci nesnel dünyayı yalnızca yansıtmakla kalmaz, ama aynı zamanda onu yaratır da”. Verili gerçeklik ile insanın bu gerçekliğe müdahale ederek onu dönüştürmesi ve yeni temeller üzerinde yaratması arasındaki diyalektik ilişki, sanatta doğrudan ifadesini bulur.

Sanatçı, içinde yaşadığı nesnel dünyadan kaçıp kurtulamaz, bu nesnellik üzerinde hareket ederek eserini ortaya çıkartır. Sanat eserinin içeriğinden, maddi-tarihsel şartlara uyup uymadığından bağımsız olarak sanatçı, yarattığı sanat eseri üzerinden hangi tarafta olduğunu ortaya koymuş olur. Her ne şekilde üretilirse üretilsin, içinden çıktığı toplumun lekelerinin, sosyal ilişkilerinin ve sosyal psikolojisinin damgasını taşımayan bir sanat eseri olamaz. Çok açık ki, sınıflı bir toplumda, politika ya da sanat için tarafsızlık, yalnızca egemen sınıfın tarafında olmak anlamına gelir.

Kapitalist toplumda “tarafsız sanat”tan söz edilemez. Tersine, sosyal yaşamda bir ihtiyaç hâline gelen, günlük hayatın bir parçası olan ve bundan ötürü de kitleleri doğrudan kavrayan sanat, kitle iletişim araçları vasıtasıyla da, geçmişe nazaran çok daha fazla, burjuvazi tarafından vurucu bir ideolojik silaha dönüştürülmüş bulunuyor. 

Ve denilebilir ki V. İ. Lenin, sanat için getirdiği “Gerçek, devrimcidir”[16] ilkesiyle, yalnız geçmiş yüzyılların sanatını biçim ve içerik yönünden sağlıklı değerlendirme yönünde en güçlü manivelayı yaratmakla kalmamış, modern sanat eğilim ve akımlarına pergellerinin sabit ayağını gerçekte bulundurmaları uyarısını yapmıştır.[17]

Yani derin felsefi birikim ve çabasını sanata ilişkin saptamalarla zenginleştiren O, “Gerçek, devrimcidir” ilkesiyle, devrimci sanat için en kalıcı kök hücreyi göstermiştir.

Toparlayarak noktalarsak: Coşku, tutku ve bilinçle çağına taraf ve tanık olan sanat kopya etmez, ifade eder. Çünkü “Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı,” vurgusuyla ekler Albert Camus: “Sanat, hem coşma, hem yadsıma işidir.”

Ve olacak olanı sezip işaret eden sanat, emekten doğar, emek mücadeleleriyle gelişir; zulme, adaletsizliğe ve sıradanlığa başkaldırır.

Sanat gerçekçidir; ezilen büyük kitleler için yarar sağladığı oranda kalıcıdır. O, düşünebilen, gerçeği görebilen, toplumu anlayabilen insanların işidir; hayata renk verip, anlamlandırır.

Özgürlük tarafından beslenerek büyüyen sanat, ne bir oyun ne de bir eğlencedir; O insan olmanın ve kalmanın biricik yoludur; hayat gibi, özgür olmalıdır. Çünkü düş gücü ve unuttur…

Sanat gerçeği söylemekle mükelleftir; bu onun asli göreviyken; ödünsüzdür…

İnsan(lık)a, yaşamın önemini öğreten “Sanat dünyayı yansıtan bir ayna değildir, dünyayı biçimlendireceğiniz bir çekiçtir,” Vladimir Mayakovski’nin işaret ettiği üzere…

Bize hakikâti bildiren sanat, görüneni tekrarlamaz; görünür kılar. Aksi hâlde para peşinde koşarsa sanat olmaktan çıkıp metalaşır; yoksullardan uzaklaştıkça, marjinalleşir.

TEMEL DEMİRER

 

N O T L A R:

[1] Bu yazı Ümüş Eylül Kültür-Sanat Dergisi, No: 35, Nisan-Mayıs-Haziran 2020 sayısında yayımlanmıştır.

[2] Theodor Adorno.

[3] Derya Aydoğan, “Ali Murat İrat: ‘Yalnızlık’ Yetim Bir Kavramdır”, Birgün, 14 Aralık 2018, s.15.

[4] Öner Yağcı, “İnsan ve Sanat”, Cumhuriyet, 13 Nisan 2019, s.13.

[5] Öner Yağcı, “Sanat ve ‘Muhalefet’…”, Cumhuriyet, 20 Temmuz 2019, s.13.

[6] Şaban İba, “Sanat ve Siyaset”, Yeni Yaşam, 18 Mayıs 2019, s.10.

[7] Charles Bukowski, Büyük Zen Düğünü, Çev: Avi Pardo, Metis Yay., 1993.

[8] Öner Yağcı, “Sanatın ve Edebiyatın Bugünü”, Cumhuriyet, 3 Ağustos 2019, s.13.

[9] Emrah Kolukısa, “Hülya Uçansu: Bu Topraklarda Sansür Bitmez”, Cumhuriyet, 20 Ağustos 2019, s.13.

[10] “Sanat Yasaklarla Dolu”, Cumhuriyet, 16 Ağustos 2019, s.13.

[11] Orhan Bursalı, “Sanatçılara Kara Liste: Hükümette Tutuklamalar”, Cumhuriyet, 14 Mayıs 2019, s.6.

[12] Rahmi Öğdül, “İktidar Kültürü ve Sanatı Çok Seviyor”, Birgün, 5 Nisan 2019, s.15.

[13] Hicri İzgören, “Sanat ve İktidar Üzerine”, Yeni Yaşam, 19 Eylül 2019, s.11.

[14] Adnan Binyazar, “Sanatçı Sanatçılığını Yapsın!”, Cumhuriyet, 28 Haziran 2019, s.13.

[15] Necdet Saraç, “Tek Doğrunun Olduğu Yerde Sanat Büyümez!”, Cumhuriyet, 1 Haziran 2019, s.2.

[16] Jean Freville, V. İ. Lenin Sanat ve Edebiyat, çev: Şerif Hulüsi, Payel Yay., 1968.

[17] “Komünist devrim, sanattan korkmaz… Sanat, gücünden ödün vermedikçe, kendisine ters gelen hiçbir buyruğa boyun eğmez; kendisine önerilen kadrolar içinde uysalca yer almaz.” (André Breton, Lev Troçki, Diego Rivera, “Bağımsız ve Devrimci Bir Sanat İçin”, Skopdergi, No:7, 30 Mart 2015… https://www.e-skop.com/skopdergi/bagimsiz-ve-devrimci-bir-sanat-icin/2391)

0
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU

Bugün, enerjin en yüksek seviyelerde. Yaratıcılığını ortaya koymak için mükemmel bir zaman. Sosyal ilişkilerinde cesur adımlar atabilir, yeni insanlarla tanışarak heyecan verici bağlantılar kurabilirsin. Ayrıca, içsel tutku ve motivasyonun sana öne çıkma fırsatları sunuyor; şanslı anların tadını çıkar. Ancak aceleci kararlar verme konusunda dikkatli olmalısın, zira bazı durumları değerlendirmek için zamana ihtiyacın olabilir. Duygusal derinlikte, geçmişle yüzleşmek ve kabullenmek, iç huzurunu bulmana yardımcı olabilir. Kendine güven ve kararlılıkla ilerle, bu gün sana sunduğu fırsatları sonuna kadar değerlendirmeye teşvik ediyor.

BOĞA BURCU YORUMU

İlerlemeye ve kararlılığa odaklanman gereken bir gün. İş hayatında sabırlı olman, hedeflerine ulaşmanı kolaylaştıracak. Maddi konularla ilgili yeni fırsatlar kapını çalabilir; bu fırsatları iyi değerlendirmelisin. İlişkilerde ise otantik ve dürüst iletişim, karşılıklı anlayışı güçlendirecek. Kendine ayıracağın zaman, zihnini yenilemek ve enerjini tazelemek için önemli olacak. Fiziksel aktiviteye önem vermek, ruh halini olumlu yönde etkileyecek. Duygusal olarak biraz içe dönme ihtiyacı hissedebilirsin; bu, kendi iç dengeni bulmana yardımcı olacaktır. Güçlü bir bağ kurduğun kişilere karşı duyduğun güven, ilişkilerini daha da derinleştirecek. Unutma, her şeyin bir zamanı var; sabırlı ol ve akışa güven.

İKİZLER BURCU YORUMU
YENGEÇ BURCU YORUMU

Duygusal derinlikler içinde kaybolmuş hissedebilirsin. Aşk ve aile ilişkileri ön planda, hislerin bu dönemde oldukça yoğun. Sevdiklerine karşı daha koruyucu olmaya eğilimlidir, bu da seni daha empatik bir ruh hali içinde bulunduracak. Yine de kendi sınırlarını korumayı unutma; başkalarının ihtiyaçları seni tüketmemeli. Zaman zaman geçmişle hesaplaşırken, geçmişte yaşadığın bazı olayların yeniden gündeme gelmesi söz konusu. Kendinle barışmak, içsel yolculuk yapmak ve duygusal yüklerinden arınmak için güzel bir fırsat. Yaratıcılığını geliştirmek için ilham arayışında olabilirsin, sanat veya kişisel projelere yönelmek iyi gelecek. Kendi iç dünyanda dengeyi yeniden sağlamak, sana huzur verecektir. Kendinle olan bağlantını güçlendirmek için doğada vakit geçirmen faydalı olabilir.

ASLAN BURCU YORUMU

Yıldızlar, içindeki ateşi yeniden alevlendirmek için uygun bir atmosfer sunuyor. İçsel potansiyelini keşfetme ve çevrendekilere ilham verme fırsatın var. Bugün sahnede ışıkların senin üstünde olduğunu hissedebilirsin; bu durumu avantaja çevirip yeteneklerini sergilemeyi unutma. Duygusal bağların derinleşeceği, samimi paylaşımlar yapacağın anlar yaşanabilir. Kalbinin sesini dinle, içindeki sevgi ve şefkati ortaya çıkarmaktan çekinme. Gün boyunca karşına çıkacak fırsatlar, kendini ifade etme isteğine hitap edecek. Biraz risk almanın, seni daha da güçlendirip özgüvenini artırabileceğini bil. Hem arkadaşlık ilişkilerin hem de romantik bağların alevlenebilir, bu yüzden duygularını açıkça ifade etmekten kaçma. Gale Anayachah'ın gizli anlamını bulabilirsin, derinliklere inmeyi dene.

BAŞAK BURCU YORUMU

Analitik düşünce yeteneğin ve detaylara gösterdiğin özen, bugün seni birçok alanda ön plana çıkaracak. İşle ilgili yeni fırsatlara odaklanabilir, projelerini daha da ileriye taşımak için stratejik adımlar atabilirsin. İletişim becerilerinle çevrendeki insanlarla uyum sağlaman kolaylaşıyor; bu dönemde grup çalışmalarında aktif rol alabilirsin. Kendine olan güvenin artacak ve bu, arkadaşlarınla olan ilişkilerini daha samimi bir boyuta taşıyacak. Sağlık konularına yönelik duyarlılığın, sağlıklı alışkanlıklar geliştirmek için motivasyon kaynağın olabilir. Aceleci olmaktan kaçın, adım adım ilerlemek en iyi yol. Bugün, öz disiplin ve dikkat ile başarılarını artırabilirsin.

TERAZİ BURCU YORUMU

Bugün, kendinizi sosyal ortamlarda oldukça çekici ve etkileyici hissedeceksiniz. İletişim becerileriniz ön plana çıkacak ve etrafınızdaki insanlarla olan ilişkilerinizde samimiyetin getirdiği sıcak bir bağ kurabileceksiniz. Duygusal denge arayışında olsanız da, bazı kararlar almanız gereken konular gündeme gelebilir. İçsel huzurunuzu korumak için cesur adımlar atmanızda fayda var. Sanatsal yeteneklerinizin sergileneceği bir fırsat karşınıza çıkabilir; bunu değerlendirmek için cesaretlendiğinizde gerçekten büyük başarılar elde edebilirsiniz. Yeni arkadaşlıklar ve bağlantılar kurmak için harika bir zaman. Ancak, dikkatli olmanız gereken durumlar da mevcut; başkalarının ihtiyaçlarına saygı gösterirken kendi sınırlarınızı korumanız önemli. Bugün içsel motivasyonunuzu beslemek için kendinize zaman ayırmak iyi gelecek. Sevdiklerinizle geçireceğiniz zaman, ruh halinizi olumlu yönde etkileyecek. Unutmayın, denge her şeydir; ruhunuzun ve bedeninizin ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmak sizi daha da güçlendirecek.

AKREP BURCU YORUMU

Derin hisler ve tutkunun etkisi altında hissediyorsun. En içteki duygularını açığa çıkarmanın tam zamanı. İlişkilerinde samimiyet ve açıklık ön planda olacak, bu nedenle içindeki karanlıkları paylaşmaktan çekinmemelisin. İş yaşamında stratejik düşünmeye ve gizliliği korumaya özen göstermelisin; aceleci davranmak, planlarının sarsılmasına neden olabilir. Sağlık konularında, ruhsal dengeyi sağlamak için meditasyon veya doğa yürüyüşleri yapmanın faydasını göreceksin. İçsel dönüşüm sürecinde yeni buluşlara açık ol, kararlılığın seni ileri taşıyacak. Alacağın kararlar, seni köklü değişimlere götürebilir. Hayatın dengeyi bulma açısından sana sunduğu fırsatları değerlendir, yeni bir sayfa açmanın eşiğindesin.

YAY BURCU YORUMU

Yeni deneyimlere açık, özgür ruhlu bir zaman dilimindesin. Maceralar, seni çeken heyecanlı fırsatlar kapını çalabilir. Hedeflerine ulaşma arzusunun yanı sıra, yaşamın tadını çıkarmayı da unutma. Sosyal ilişkilerde iletişim becerilerin ön planda, bu sayede yeni bağlantılar kurabilirsin. Seyahat etme isteğin artabilir; yeni yerler keşfetmek seni canlandıracak. İçsel olarak huzur arayışındasın, bu da ruhsal olarak daha derin bir değerlendirme yapmanı sağlıyor. Kendini ifade ederken cömert olman, çevrendekiler üzerinde derin bir etki bırakabilir. Eğitim veya bilgi edinimi konusunda aniden bir ilgi duyabilirsin; ilgini çeken konulara yönelmek, zihin açıcı bir süreç başlatabilir. Unutma, özgürlük senin doğal içgüdün; bu dönemi kendi özgürlüğünü pekiştirmek için kullanabilirsin.

OĞLAK BURCU YORUMU

Bugün kararlılığın ve disiplinin ön planda. Hayatındaki hedeflere ulaşmak için gereken azmi göstereceğin bir dönemdesin. Bu tutumun çevrendekilerin dikkatini çekecek ve takdirlerini kazanmanı sağlayacak. İş yerinde sorumluluk almak için doğru zaman. Bir projede liderlik yapma ya da ekibin yönlendirilmesinde etkin rol oynama fırsatın var. Duygusal ilişkilerde ise açık iletişim önem kazanacak; hislerini ifade etmekte tereddüt etmemelisin. Kişisel gelişimin için atacağın adımlar, içsel huzurunu artıracak. Sağlık açısından, düzenli bir yaşam tarzı benimsemeye yönelik atılımlar yapabilirsin; kendine özen gösterme zamanı. Zihnin ve bedenin arasındaki dengeyi sağlamaya çalış. Unutma, kararlı adımların seni hedeflerine daha da yaklaştıracak.

KOVA BURCU YORUMU

Bugün, kişisel hedeflerine ulaşma konusunda farklı bir bakış açısı kazanabilirsin. Yeniliklere açık olman, seni sıradan olana olan bağlılığından kurtarabilir. Sosyal çevrende, yaratıcı fikirleri ve özgün yaklaşımlarıyla dikkat çekebilirsin. Bu, başkalarıyla olan etkileşimlerinde yenilikçi bir atmosfer yaratır. Duygusal olarak, aradığın derinliğe ulaşmak için farklı ilişkilere yönelebilir, insanlarla daha samimi ve açık bir iletişim kurabilirsin. Sadece kendin için değil, başkaları için de ilham kaynağı olabileceğin bir gün. Kendine güven, sana sunulan fırsatları değerlendir ve duygu dünyanı keşfetmeye açık ol. Hedeflerine giden yolda ilerlemek için, geçmişi geride bırakma cesaretini göster. Kendi özgürlüğünü hisset.

BALIK BURCU YORUMU

Hayal gücün bugün oldukça güçlü bir şekilde etkileyici bir şekilde açığa çıkacak. İçsel dünyana dalma arzun artarken, sezgilerin seni doğru yönlendirecek. Sanat, müzik veya herhangi bir yaratıcı uğraş için mükemmel bir zaman. Duygusal derinliklerinle başkalarına ilham verebilir, empati yeteneğinle çevrendeki insanların kalplerine dokunabilirsin. Ancak, gerçeklikle hayal arasındaki ince çizgide kaybolmamaya dikkat etmelisin; hayal etmeye istekli ol, ama ayaklarının yere basmasını sağla. İlişkilerde daha fazla anlayış ve compassion geliştirmek, aradığın tatmini getiriyor. Yeni ruhsal yollar keşfetmeye de açık ol; meditasyon veya doğa yürüyüşleri gibi aktiviteler ruhunu yenileyebilir ve ruhsal dinginlik katabilir. Kendine nazik ol, duygularını yaşamanın önemini unutma.

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM