Nushu Tiyatro’nun “Kediler Bataklığı’nda…” oyunu sezonu açtı!
Oyun Hakkında:
Geçmişten bugüne tüm kadınların ortak yazgısı, anneden kıza aktarılan görünmez bir miras…
Toplumun dışına itilen, köklerinden koparılan ve yalnızlığa mahkûm edilen bir kadının direnişi sahnede hayat buluyor.
Medea mitine çağdaş bir yorum getiren bu hikâye, büyüler, lanetler, hayaletler ve kadim söylencelerle örülmüş mistik bir dünyanın kapılarını aralıyor. Hester, bir cadı ya da büyücü olarak damgalanan; geçmişin hayaletleriyle yaşayanların arasında sıkışıp kalan, anlaşılmayan bir ruh. Bataklık onun belleği, ataerkil düzende hiçbir yere ait olamadığı arafı.
Bu dünya yalnızca bireysel bir hikâyeyi değil; toprak aidiyeti, annelik, ihanete uğrama, terk edilme ve ötekileştirilme gibi evrensel temaları da görünür kılıyor. Sessizce aktarılan miraslar, görmezden gelinen bilgeliğin sesi ve yok sayılan kadınların ortak hafızası sahnede hayat buluyor.
Oyun, iyi ve kötü arasında sıkışmış bir dünya kurmuyor; aksine çatışmaların, etik sınırların ve hükmetme ilişkilerinin sorgulandığı bir alan yaratıyor. Hepimizi içine çeken bir bataklık var.
Peki, tüm bu düzenin içinde var olmak mümkün mü?
“Ben Kediler Bataklığı’nda doğdum ve Kediler Bataklığı’nda öleceğim.
Bu yerde sizin kadar benim de yaşama hakkım var…”
Oyunun Künyesi:
Yazan: Marina Carr
Çeviren: Gülşen Sayın
Yöneten: Cansu Canaslan
Oynayanlar: Cem Engin, Deniz Bakacak, Dilara Büyükbayraktar, Erdinç Kılıç, Hasan Çınar Örnek, İncinur Daşdemir, Maya Güler, Melissa Yıldırımer, Nagihan Gürkan, Şevket Suha Tezel
Nushu Tiyatro
Nushu Tiyatro, 2022 yılında İstanbul’da kurulmuş bir topluluktur. 26. İKSV İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyer yapan “Bir Tatlı Kaşığı Çamur” oyunu ile 24. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde Özel Ödül almış, 2024 yılında “Aslında Aşk Da Yok” oyununu, 2025 yılında ise “Kediler Bataklığı’nda…” ve ilk çocuk oyunu “Kayıp Aslan Kardeşler”i repertuarına eklemişlerdir.
Grubun ismini aldığı Nushu, Çin’in güneyindeki Hunan bölgesinde Jiangyong’da 13. yy itibariyle kadınların yalnızca birbirleriyle iletişim kurmak için oluşturdukları gizli bir dildir. Jiangyong’da kadınlar, hayatlarından bahsetmek, otobiyografi, şiir, öykü gibi yazılarını bir kız kardeşlik duygusuyla birbirleriyle paylaşmak için bu dili kullanmışlardır. “Cadı el yazmaları” denilerek 20. yüzyılda yasaklanmasına rağmen günümüze kadar nesilden nesile aktarılmıştır.
Tıpkı Nushu gibi, sahnede kendi dilini oluşturmayı hedefleyen, sahne üzerindeki hareketin olanaklarını arayan ekip, üretimlerine bu yeni dil arayışı doğrultusunda devam etmektedir.
































