

“Albümün içerisinde yer alan türkülerden birinin sözleri Pir Sultan Abdal’a ait. Türkünün adı “Bülbül”. O dört dörtlüklerin içerisinde geçer ‘avaz’. Bu çalışmaya yakışacağını düşündüm. Kısa ve akılda kalıcı.” Bu sözler, Karadeniz müziği ile hafızalarımıza kazınan Fuat Saka’ya ait. Pandemiden önce çalışmalarına başladığı yeni albümünü kısa zaman önce dinleyicilerle buluşturan Saka, Anadolu’nun değişik yörelerinden türkülerle yola çıkmış ve 14 türkünün yer aldığı albümün mikslerini Datça’da kendi stüdyosunda yapmış. Saka, “Kayıtların bitmesi projenin bitmesi anlamına gelmiyordu. Birkaç ay sonra seçtiğimiz eserlere Mert Güncüer tarafından klipler çekildi. Türkülerin bir kısmına uzun süredir birlikte müzik yaptığımız Gürcü dostlarım Zurab Cagnidze, Zaza Miminoshwili, Orhan Şimşek, sevgili Makedon dostum Tunan Kurtisev Almanya’da stüdyolarında kendi bölümlerini kaydedip bana gönderdiler” diyor.
Saka için 14 türkünün seçimi çok kolay olmamış; “Aslında 14 türküyü 30-35 türkü kayıt yaptıktan sonra onların içerisinden yapımcı arkadaşım Ufuk Işıklar ile beraber seçtik. Mümkün olduğu kadar Anadolu’nun değişik yörelerinden türkülerle yola çıktık. Tabii ki benim tarzıma uygun olmasına dikkat ederek bizim de sevdiğimiz türküler bunlar dediklerimizi topladık bu çalışmada” diyor sanatçı. Albümünde, zorunlu göç öyküsüne de yer veren Saka, şarkının hikâyesini şu ifadelerle anlatıyor; “Asmaların Altında isimli türkü tadında sözü müziği bana ait bir şarkı. Zorunlu göç öyküsüdür bu şarkının özü. Küçük yaşlarda birbirlerini çok seven iki çocuğun hikâyesidir. Amcamın anlattığı bir yaşanmış, ayrılık hikâyesi.” Uzun zamandır bir Karadeniz senfonisi üzerine çalıştığını belirten Saka, projeyi son bir yıldır göç senfonisi olarak değiştirdiğini söylüyor ve ekliyor: “Şu ana kadar 15 melodisi hazır eski dostum (Almanya’dan) Betin Güneş ile kontaktayız orkestra düzenlemeleri için. Bütçe araştırması yapıyoruz, bir ekiple umarım -gerekli bütçeyi bulabilirsek- önümüzdeki dönemde çalışmanın ikinci aşaması olan orkestra düzenlemelerine başlayacağız Betin ile. Bunun dışında sanıyorum “Avaz 2” türkü albümü hazırlayacağım.”
– Datça’da yaşıyorsunuz. Datça’yı tercih etme nedeniniz ne?
Aslında direkt Datça’nın içerisinde yaşamıyorum; büyük şehirlerin kaosundan, stresinden, kirli havasından vs. kaçmanın zamanı geldi deyip eşim Gülsen ile Datça’ya 20 -25 km mesafede bir köyün yakınındaki evimizde yaşamaya başladık. Aşağı yukarı 16-17 yıldır buradayız. Burada sahil Trabzon’daki çocukluğumuzun sahilini hatırlatmıştı bana, dingin, sakin stresten uzak olması, son derece temiz havası olumlu etkilemişti beni.
– Herkes sizi gitarla özleştirdi başka çaldığınız enstrümanlar var mı?
Çocukluğumdan bu yana ağız armonisi, akordeyon, darbuka (daha sonra bateri, değişik vurmalılar) saz, piyano, gitar çaldım. 1980’lerin başından sonra gitar ve saz ağırlıkla sürdürdüm enstrümanlarla olan dostluğumu. Tabii ki bu enstrümanlar büyük oranda sesime eşlik ettiler.
Duygusal derinlikler içinde yüzdüğün, içsel dünyana bir yolculuk yapma arzusunun güçlendiği bir dönemdesin. Yaratıcılığının sınırlarını zorlaman gereken bir zaman dilimi. Sanatsal ilhamın artabilir, bu da seni yoğun bir şekilde ifade etme isteğiyle doldurabilir. Başkalarının hislerini anlama yeteneğin oldukça kuvvetli, bu da sosyal ilişkilerinde hassas bir denge kurmanı sağlayabilir. Kendine dönerek, içsel huzurunu bulmak için sakinliğe ihtiyacın var. Ancak daldığın düşüncelerden sıyrılmak zor olabilir, dikkatli ol. Kalbindeki sezgi gücü bu dönemde seni yönlendirecek, bu yüzden hislerine güvenmeyi unutma. Sevdiklerinle olan iletişiminde empatiye açık olman, çatışmaların önüne geçecek. Bazen yalnız kalmaya ihtiyacın olabilir; bu, yeniden doğuşun için gerekli bir temizlik. Unutma, kendini ifade etme biçimlerin kariyerin üzerinde de etkili olabilir, bu fırsatları iyi değerlendir.