EYLEM

EYLEM

Gezi Parkı efsanesi, üzerinden 10 yıl geçmesine karşın tazeliğini koruduğuna göre, iki çift gonuşuk da ben edeyim bari dedim.
Kambersiz gezi olmaz.
***
O zamanlar sanırım Add başkanı idim.
40 yıldır salonlarda-panellerde paslanmış ve bunu Atatürkçülük sanmış vatansever kitleyi sokaklara dökmüştüm. Yani ne demek istiyorum? Durun bakim ben de şaşırdım, tövbe; yani biz zaten sokaktaydık demek istedim herhalde… Gezi olsa ne, olmasa ne?
Derhal uyarı telefonu gelmişti;
Çok tepelerdeki, çok bilgili, çok deneyimli, çok görevli, çok baba dostu bi ağabeyimden.
-”Gürsel, seni takip ediyoruz, rahat dur, sakın gaza gelme, sakın kimseyi bu konuda sokağa çıkarma… Bu Gezi’nin arkasında tamamen falanca devletin istihbaratı var… Mevcut hükümeti yıpratma amaçlı… Öyle doğa, barış, özgürlük eylemi falan diğil”!!!!
***
İktidardan, daha doğrusu muktedirlerin Türkiye Cumhuriyeti’ni götürmek istediği yerden elbette hoşnut diğildim. Bugün de diğilim. Ama devletimin aleyhinde adım atamazdım, atmadım, ömrümün sonuna değin de atmayacağım.
Büyük sözü dinledim. Sadece, Ulus’taki köşeme;
-”Gezi, keşke gerçekten halk hareketi olsaydı” yazdığımı anımsıyorum, derin bi hayal kırıklığıyla.
***
Yine de tam rahat durmadıktı tabi. Dünyanın en masum eylemidir, ”duran adam” oluyorduk bikaç dostumla. Gidip Meydan’da beş dakka dikiliyorduk her gece aynı saatte, kızlı-erkekli.
Emniyet’teki sevgili dostlarım gırgır geçiyordu bizimle;
-”Oooo Gürsel Beyciim, bu akşam geç kaldınız”!!!!
Bense cevaben başka bi espri yapıyordum;
-”Abi burası Giresun, duran adam eylemi yapmıyoruz ki, biz olsak olsak duran herifleriz”!!!!
***
Rahat durmamak genlerden gelen bişeydir besbellim.
Üniversitede de pekçok öğrenci eylemine katılmıştım.
En güzeli derse girmeme,
En kötüsü yemek boykotu,
En tatlısı yürüyüşler, idi bunların.
Zaten pek derslere katılan bi öğrenci diğildim. Ne zaman yemek boykotu yapsak, mönüde tavuk veya köfte olma talihsizliği bi başka yazı konusu olarak kalsın. Yürüyüşlerimiz pek güzel olurdu ama!
Şu yaşıma geldiğimde anlıyorum ki; bunlar bize yaptırıldı. Bizler kullanıldık. Tıpkı bizden önceki kuşaklar gibi. Bizler ve öncekiler, elbette düşüncelerimizde samimiydik, dünyayı değiştirebileceğimizi sanıyorduk ama anlayamadık gerçeği.
Bilmemnere ülkesinin istihbaratı planlamadıkça Türkiye’de kimse eylem yapamaz!
***
Bi gün. 1988 falan olsa gerek? Bi protesto var… Onlarca üniversitenin binlerce öğrencisi Sultanahmet’te toplandık… Babıali’den aşşaa Sirkeci’ye doğru yürüyüş yapacağız… Konu neydi unuttum valla…
Bağıra çağıra, dağları taşları inlete inlete yürüyorduk, girmişiz kol kola… Bi köşeden döndük… Baktık Çevik Kuvvet’den abiler… Armut gibi topluyorlar, her döneni…
Ula benim Sirkeci’den sonra şan dersim var, Tünel’e binip Beyoğlu’na çıkacam falan… Hiç de nezarete gitmenin sırası diğil. Nerden aklımıza geldiyse, ben ve sayın manitam Baklava Desenli Gız, sanki tesadüfen oradan geçermiş gibi yürümeye başladık. Tavırlarımız, mimiklerimiz; ”yahu biz güzel güzel yürüyorduk, bu eylemciler de nerden çıktı arkadaş” der gibi…
Yutmadı elbette eli megafonlu amir abimiz;
-”Gözlüklüüü, gözlüklüüü! Ve yanındaki hanım kızzzz! Normale dönmeyin, beyninizi dağıtırım oolummmm”!!!
Gülüyordu halimize.
***
Yürüdüm gittim dersime.
Gericiliğe karşı eylemlerin en görkemlisi ses eğitimiydi çünkü. Kalabalıkların en haşmetlisi çok sesli klasik batı müziği korosuydu çünkü.
35 sene oldu, halen normale dönmüş sayılmam.
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Duygusal derinliklerin ve sezgilerin ön planda olduğu bir gün. İçsel dünyanla temas kurmak için harika bir fırsat sunuyor. Sanatsal ve yaratıcılıkla ilgili aktiviteler yapmak, ruhunu beslemek için faydalı olabilir. Fikirlerini paylaşma isteği duyabilirsin; bu, başkalarıyla kuracağın anlamlı bağlantılara yol açabilir.İlişkilerde daha anlayışlı ve empatik olma eğilimindesin. Sevdiklerinle duygusal bağlarını güçlendirecek konuşmalar yapabilir, duygusal derinlikteki paylaşımlar gerçekleştirebilirsin. Ancak başkalarının duygusal yüklerini üstlenme riskin var; bu nedenle, sınırlarını korumaya özen göster. Kendine zaman ayırmak, zihinsel ve ruhsal sağlığın için gerekli.Eğitim veya bilgi edinme konularında ilgi duyabilirsin; yeni şeyler öğrenmek, merakını giderip kafanı boşaltmana yardımcı olabilir. Bugünün ruh halinle uyumlu olarak, sezgilerine güvenmek ve içsel sesini dinlemek, doğru kararlar almanı kolaylaştıracak. Kendine vakit ayırmayı unutma, doğanın içinde kaybolmak, seni yenileyen bir deneyim olabilir.

YAZARLAR / Tümü
MAHŞER

MAHŞER

Mayıs 9, 2026, Yorum yok MAHŞER
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45