

Enver Toksoy’un kaleme aldığı, otobiyografik öğeler barındıran romanı “Beni Tanıdın mı?” Notabene etiketiyle raflarda yerini aldı. Kitap, 1970’li yıllardan günümüze kadar yaşamını devrimci mücadele içerisinde geçirmiş Toksoy’un yaşam hikâyesini olduğu kadar, Erzincan’dan Erzurum ve Tunceli dağlarına, oradan da Avrupa’daki sürgünlük yıllarına uzanan doğrudan mücadele tanıklığını da barındıran bir roman özelliği taşıyor.
“Beni Tanıdın mı? ilk romanım” diyen Toksoy “Biraz da tarihe ve yoldaşlarıma karşı duyduğum sorumluluktan kaynaklı, geçmişte yaşanıp da kaybolan değerleri savunmak için hazırladım bu romanı” diyor.
Popüler bir roman hazırlama iddiasında olmadığını anlatan Toksoy, şöyle devam ediyor:
“Tanıklık ettiğim ve yakın geçmişte yaşanan gerçeklere bir de kendi penceremden yanıt aramak ve vermek içindi. Kaybolan bir tarihsel süreci yaşanmışlığıyla belleklerden ve söylemlerden çıkarıp bir belgeye dönüştürmekti amacım. Yaşadıklarım toplumsal hafızayı beslediği gibi yüzleşmenin gerçekleşmesine de katkıda bulunacak, onu zenginleştirecek bir değer olarak gördüğüm için yazdım. Hem de bedelini fazlasıyla ödemiş bir sürgünün kaleminden. İniş ve çıkışlarıyla kendi biyografimden kesitler sunmaya çalıştım. Kelimelere döktüm anılarımı.”

Kitapta cezaevleri, sürgün, kaçış, göçmenlik gibi pek çok konu ele alınırken yazar Toksoy, sözlerini şöyle tamamlıyor:
“İlk etapta burada sürgün tanımını netleştirmekte fayda var. Sürgün insanın yaşadığı toprağından, yurdundan, ailesinden, sevdiklerinden, halkından, dilinden, kültüründen ve sevdalarından zorla kendi iradesi dışında kopratılmasıdır. İstemediği zorunlu bir yaşama adım atmaktır. Sürgün olan insan sadece terk ettiği ülkenin değil sığındığı ülkenin de yabancısıdır. Milyonların içerisinde yalnızsındır. O yüzden hep yurduna, ailesine, dostlarına kavuşma özlemini duygularını umudunu daima taze tutmaktır. Nereye giderlerse gitsinler bu duygular da arkalarından gelir. Anıları, hayalleri ve sevdaları onları hiç bırakmaz. Boşuna dememişler ‘Her çiçek kendi toprağında güzel kokar.’Dünya’nın her yerine gidebilmek doğup büyüdüğü topraklara gidememek acıdır. Ben romanınmda bu hisleri kelimelere dökmeye çalıştım. Sürgün yıllarımda zaman zaman kalemi elime alıp yaşadığım ve gördüğüm olgular üzerine küçük küçük notlar tutmaya başladım. Amacım onları ilk etapta yayınlamak değildi, ben daha çok bu notları anılarımda silinmeyecek anlar olarak gördüm. Fakat kim bilirdi bu notların bir gün yayınladığım ilk kitabıma ışık tutacağını. Yazdıklarımda samimi ve gördüklerim karşısında yalın olmaya çalıştım. Zorlukların bilincinde olarak. Bu romanı bundan dolayı bugün hâlâ Türkiye’ye dönemeyen bir sürgünün notları olarakta algılayın, okuduğunuzda öyle tanımlamaya çalışın. ‘Her insanın anlatması gereken bir hikâyesi vardır’ derler ya, bu da benim hikâyem…”

Enver Toksoy’un kaleme aldığı, otobiyografik öğeler barındıran romanı “Beni Tanıdın mı?” Notabene etiketiyle raflarda yerini aldı. Kitap, 1970’li yıllardan günümüze kadar yaşamını devrimci mücadele içerisinde geçirmiş Toksoy’un yaşam hikâyesini olduğu kadar, Erzincan’dan Erzurum ve Tunceli dağlarına, oradan da Avrupa’daki sürgünlük yıllarına uzanan doğrudan mücadele tanıklığını da barındıran bir roman özelliği taşıyor.
“Beni Tanıdın mı? ilk romanım” diyen Toksoy “Biraz da tarihe ve yoldaşlarıma karşı duyduğum sorumluluktan kaynaklı, geçmişte yaşanıp da kaybolan değerleri savunmak için hazırladım bu romanı” diyor.
Popüler bir roman hazırlama iddiasında olmadığını anlatan Toksoy, şöyle devam ediyor:
“Tanıklık ettiğim ve yakın geçmişte yaşanan gerçeklere bir de kendi penceremden yanıt aramak ve vermek içindi. Kaybolan bir tarihsel süreci yaşanmışlığıyla belleklerden ve söylemlerden çıkarıp bir belgeye dönüştürmekti amacım. Yaşadıklarım toplumsal hafızayı beslediği gibi yüzleşmenin gerçekleşmesine de katkıda bulunacak, onu zenginleştirecek bir değer olarak gördüğüm için yazdım. Hem de bedelini fazlasıyla ödemiş bir sürgünün kaleminden. İniş ve çıkışlarıyla kendi biyografimden kesitler sunmaya çalıştım. Kelimelere döktüm anılarımı.”

Kitapta cezaevleri, sürgün, kaçış, göçmenlik gibi pek çok konu ele alınırken yazar Toksoy, sözlerini şöyle tamamlıyor:
“İlk etapta burada sürgün tanımını netleştirmekte fayda var. Sürgün insanın yaşadığı toprağından, yurdundan, ailesinden, sevdiklerinden, halkından, dilinden, kültüründen ve sevdalarından zorla kendi iradesi dışında kopratılmasıdır. İstemediği zorunlu bir yaşama adım atmaktır. Sürgün olan insan sadece terk ettiği ülkenin değil sığındığı ülkenin de yabancısıdır. Milyonların içerisinde yalnızsındır. O yüzden hep yurduna, ailesine, dostlarına kavuşma özlemini duygularını umudunu daima taze tutmaktır. Nereye giderlerse gitsinler bu duygular da arkalarından gelir. Anıları, hayalleri ve sevdaları onları hiç bırakmaz. Boşuna dememişler ‘Her çiçek kendi toprağında güzel kokar.’Dünya’nın her yerine gidebilmek doğup büyüdüğü topraklara gidememek acıdır. Ben romanınmda bu hisleri kelimelere dökmeye çalıştım. Sürgün yıllarımda zaman zaman kalemi elime alıp yaşadığım ve gördüğüm olgular üzerine küçük küçük notlar tutmaya başladım. Amacım onları ilk etapta yayınlamak değildi, ben daha çok bu notları anılarımda silinmeyecek anlar olarak gördüm. Fakat kim bilirdi bu notların bir gün yayınladığım ilk kitabıma ışık tutacağını. Yazdıklarımda samimi ve gördüklerim karşısında yalın olmaya çalıştım. Zorlukların bilincinde olarak. Bu romanı bundan dolayı bugün hâlâ Türkiye’ye dönemeyen bir sürgünün notları olarakta algılayın, okuduğunuzda öyle tanımlamaya çalışın. ‘Her insanın anlatması gereken bir hikâyesi vardır’ derler ya, bu da benim hikâyem…”
Dengeler üzerinde yoğunlaşacağın bir gün seni bekliyor. İlişkilerde ince ayar yapma ihtiyacı hissedebilirsin. Sosyal çevresinde meydana gelebilecek sürpriz gelişmelere hazırlıklı ol. Ortaklı çalışmalar veya ekip projelerinde uyumun ön planda olacağı fırsatlar karşına çıkabilir. İçsel huzurunu sağlamak için düşünce ve duygularını dengelemeye özen göstermen gerekli. Estetik duygun ön planda; bu nedenle sanatla ilgili bir aktivite ile meşgul olmanın keyfini yaşayabilirsin. Ele aldığın konularda başkalarının görüşlerine önem vermek, toplumsal ilişkilerini güçlendirebilir. Kendi ihtiyaçlarına da zaman ayırmayı unutmamalısın.
Derin duyguların ve gizli hislerin yüzeye çıkma potansiyeline sahip olduğu bir dönemdesin. İçsel bir değişim söz konusu; bu, ilişkilerine yansıyan tutkulu bir enerji oluşturuyor. Çevrendekilere karşında savunmasız olma isteği duyabilirsin, bu da bağlantılarını derinleştirmenin bir yolu. Ancak dikkatli ol, duyguların yoğunluğu seni zaman zaman bunaltabilir. Gizli düşmanlıkların farkına varmak, kendini koruma içgüdülerini tetikleyebilir. Yeniliklere açık ol, içsel sesini dinle ve kararlarda cesur davran. Geçmişe dair izleri bırakıp geleceğe umutla bakabilirsin, bu süreçte kararlılığın seni destekleyecek. Kendine güven ve içsel gücünü ortaya çıkar.
Hayalperest enerjiler etrafınızı sarıyor, bu da yaratıcılığınızı besleyecek. Yeni fikirler peşinde koşmak için ideal bir gün. Sosyal ortamlarda kendinizi parlayarak ifade etme fırsatına sahip olacaksınız. İnsanlarla olan iletişiminizde samimiyet ve içtenlik öne çıkıyor, bu da bağlarınızı güçlendirebilir. Uzun zamandır üzerinde durduğunuz bir proje veya hayal, bugün somut bir adım atmanızı sağlayabilir. Hayatın sürpriz dolu yönleriyle yüzleşmekten çekinmeyin, karşınıza çıkan fırsatlar, maceraperest ruhunuzu besleyecek. Duygusallığın derinlerine dalmak ve hislerinizi paylaşmak, ilişkilerinizde anlam katmaya yardımcı olabilir. Kendinize ve başkalarına karşı hoşgörülü olmayı unutmayın; bu, ruhsal olarak daha fazla tatmin bulmanızı sağlayacak.
Bugün kararlılığın ve disiplinin öne çıkıyor. Hedeflerine ulaşmak için gereken motivasyon ve azmi hissedeceksin. İş hayatında yeni fırsatlar kapını çalabilir; bu fırsatları değerlendirirken dikkatli olmalısın. Sosyal çevrendeki ilişkiler, seni beklenmedik bir şekilde destekleyebilir. İçsel huzurunu sağlamak için kişisel zaman ayırmayı unutma. Duygusal olarak kendini güvende hissetme isteğin yoğunlaşacak, bu yüzden sevdiklerinle kaliteli zaman geçirmek sana iyi gelecek. Kariyerinle ilgili atacağın adımlar, uzun vadede seni tatmin edici sonuçlara götürebilir. Sabırlı ol ve planlarını uygulamaktan çekinme. Unutma, her adımın seni daha güçlü kılacak.
Bugün, özgürlük arayışın ve yenilikçi fikirlerin ön plana çıkıyor. Sosyal çevrenle etkileşimde bulunmak, ilham verici fikirler ve projeler geliştirmek için mükemmel bir zaman. Politeknik düşünce tarzın, seni sıradanlıktan uzaklaştırıp, başkalarına farklı bakış açıları sunmana olanak tanıyor. Beklenmedik değişimlere açık olmalısın; bu süreçte karşına çıkacak fırsatlar, hayal gücünü ve yaratıcılığını besleyecek.İçsel huzurunu sağlamak için, ruhsal olarak da beslenmene ihtiyacın var. Meditasyon veya doğa yürüyüşleri gibi sakinleştirici etkinlikler, zihnindeki karmaşayı hafifletebilir. İlişkilerde samimi ve açık olmak; zaman zaman cesur davranmayı gerektirebilir. Özgüveninle insanları etrafında toplamayı başarabilirsin. Bugün, hayallerini somut hale getirmek için atılacak adımlar için destekleyici bir zemin mevcut. Özgünlüğünü sergilemeyi ihmal etme; sadece senin gibi olanların yanında hissetmek, seni güçlendirecek.
Duygusal derinlikler, bugün içsel dünyanızı zenginleştirecek. Yaratıcılığınız canlanabilir ve sanatsal zevkler ön plana çıkabilir. Başkalarıyla olan empatik bağlarınız güçleniyor; içten bir iletişim, dostluklarınızı derinleştirebilir. Hislerinize güvenin, sezgileriniz sizi doğru yolda yönlendirecektir. Bu süreçte yalnızca kendinize değil, çevrenizdeki insanlara da ilham kaynağı olacaksınız. Gözlerinizi açın, güzellikler etrafınızı saracak. Hayallerinizi gerçekleştirmek için küçük adımlar atmak için uygun bir zaman. Kendinizi ifade etme şeklinizde cesur olun, içsel merakınızı besleyin ve yeni deneyimlere kapılarınızı açın. Duygusal denge arayışında bol bol su içmeyi unutmayın; bu, ruhsal rahatlama açısından fayda sağlayacaktır. Kendi sınırlarınızı zorlayarak, çok daha fazla şeyin üstesinden gelebileceğinizin farkına varacaksınız. Şefkat ve sevgiyle dolu bir gün sizi bekliyor.