Dr. Berna Aygün yazdı: “GABRİEL’İN DÜŞÜ’NDEN BORGES’İ’N’ DÜŞÜN-E”

Dr. Berna Aygün yazdı: “GABRİEL’İN DÜŞÜ’NDEN BORGES’İ’N’ DÜŞÜN-E”

Yolda bir arayış vardı, arayıp da bulamayış.

Yolda sorular vardı, çoğu cevapsız.

J. Kerouac (1)

Bir iskele, kıpkırmızı ipekten bir kumaş, ibadet ederken kılıçtan geçirilen 39 rahibin aksine, hayatta kalan Aziz Gabriel’in Düşü.. Adanın acılarını gizemli manastırında tepeden izleyen Aziz Gabriel… Derken, haberci bir bültenle seslenir bize: “Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki Mora Mülteci Kampı’nda yaşam şartlarından memnun olmayan göçmenler isyan ediyor. Mültecilerin Guantanamo’ya benzettiği kampın kapasitesi 2.300. Fakat, şu anda 5.500’den fazla mülteci Atina’ya, oradan da Avrupa’nın başka kentlerine gitme umudu içinde kampta yaşam mücadelesi veriyor. Mülteciler Mora’ya “yeryüzü cehennemi” diyor.”

“Gabriel’in Düşü”, Tiyatro Dea’nın “Feramuz Pis!”ten sonraki ikinci göç/göçmen temalı oyunu. Sema Elcim’in yazdığı, dramaturjisini Selen Korad Birkiye‘nin yaptığı, Ahmet Sami Özbudak’ın yönettiği oyun, birbiri içine geçmiş göç hikayelerini anlatıyor. Oyunun dekor tasarımı oldukça etkileyici. Başıboş bir iskele, adadaki öykülere adeta “köprü hikayeler” temasını veriyor. Kırmızı kumaş ise çiftin belki “eksik nesne”si, belki de kaybedecek olduğu nesnesi ne ise o oluveriyor. Metin bu denli gerçekliğe yakın olunca, oyun izleyiciyi içine çekiyor.

Foto: Murat Dürüm

Oyunda üç çift karşılıyor bizi, üçü de bambaşka yol hikayeleriyle selamlıyor. İlk çiftimiz, 6-7 Eylül olaylarında İstanbul’dan Midilli Adası’na göç eden Rum kökenli Angeliki (Çiçek Dilligil) ve Angelos (Burak Tamdoğan). Bu çift, hikayede “ev sahipliği” rolünü de üstleniyor. Diğer çiftimiz, tatil sebebiyle Angeliki ve Angelos’un evini kiralayan; Berna (Ayşegül Tekin) ve Berk (Kerem Pilavcı). Üçüncü çiftimiz ise, Suriye iç savaşı sonrası Türkiye’den Almanya’ya göçmek için yola çıkan fakat Midilli Adası’nda sıkışıp kalan mülteci çiftimiz; Yana (Banu Çiçek) ve Mirvan (Ersin Umut Güler). Bu üç çiftin yaşam zorlukları birbirinden oldukça farklı. Ancak, üç çift için de ortak noktaları “yola çıkmakla dönüşen” hayat hikayeleri. Metnin gücü, oyunculukların başarısı ve özenle seçilmiş metaforik öğelerle birleşince, bu üç çiftin yol hikayelerinin kendi ruhsallıklarında ve ilişki dinamiklerinde ne denli başkalaşım geçirdiklerini oldukça başarılı bir şekilde bize sunuyor.

“Göç”; ister gönüllü, ister zorunlu nedenlerle olsun, insan ruhsallığının en temel ihtiyaçlarından biri olan “kendini bir yere ait hissetme” duygusunu elinden alan bir yaşam olayıdır. Yerini bazen geçici ama çoğunlukla süreğen boşluğa bırakır. Bu durum, haliyle yeni yaşam koşulları içinde yeniden var olma, aidiyet hissine kavuşma, kendini tamamlama ve uyum güçlüğünü aşma gereği gibi özellikleri beraberinde getirir. Oyun, tam da bu güçlüklerden, kendi zamansallığını yaratıyor. Metaforik bir dilde, tıpkı çorak toprakta kök salmaya çalışan bir bitkinin uyum çabası gibi, üç çiftin birbirine düğümlenmesine şahit oluyoruz. İç içe geçmiş düğümün çemberinde çocuk düşlemi yer alıyor: İlişkilerinin çıkmazda olduğunun farkında olan Berna, Berk’in hayatındaki ikametini devam ettirebilmek için çocuklarını öne sürer. Yana’yı gitmek- kalmak arafında tutan da çocuklarıdır. Yana ve Mirvan için bir yanda yaşam, diğer yanda ölüm vardır. Yana, yaşayan çocuğu için Avrupa’ya gitmek ve yaşamak zorunda hissederken, öte tarafta kaybettiği çocuğunu mezarında yalnız bırakma düşüncesine katlanamaz ve -ölüme gitme-yi arzular. Angeliki ve Angelos için ise, sürgün edildikleri toprakta yeniden kök salabilmek, yeşerebilmek ile ilgili düşlemlerini kızları Eleni’ye aktarmışlardır. Üstelik bu düş gerçekleşmeyince, Eleni’ye yeniden kavuşabilmelerinin yolunun da O’nun bir çocuk sahibi olmasından geçtiğini düşünürler. Ve oyunun sonunda, bir çocukla çiftler birbirine kök salar…

Foto: Murat Dürüm

“Göç”, başlı başına bir “yas süreci”dir. Doğası gereği ,birçok ayrılığı içinde barındırır. Bu kayıplar geçmişin tüm tanıdık, sevilen nesnelerinin yanı sıra “umudun kaybı”dır. Planlı bir geleceğin kesintisiz akışı çoğunlukla sekteye uğrar. Kişi tekinsiz bir gelecektense, ne denli zorlu koşullar olursa olsun mevcut düzeninden ayrılmak istemez. Gitmek mi, kalmak mı? Bu soruya kolay karar verilemez… Gitmek, göç eden için, var olan genel kanının aksine oldukça güçtür. Çoğunlukla bilinmeyenler ülkesine çıkılan bu yolculuk ancak acı veren yaşam olaylarından uzaklaşmak gerektiğinde gerçekleşir. Yana ve Mirvan’ın çatışmalarında bu ikilemi sıklıkla gözlemliyoruz. Bir yandan, geride bıraktıklarına dair yoğun bir suçluluk hisseden Yana, diğer yandan yaşadığı ruhsal acılardan kaçış yolu olarak görüp, idealize ettiği Avrupa hayali ile yanıp tutuşan Mirvan. Yerinden yurdundan ayrılma deneyimini yaşamış bireylerde sıklıkla gözlenen kilit unsur; bir yerden ayrılarak yabancı bir yere gitmek, ailenin-arkadaşların yitirilmesi, ataların ve oyundaki gibi çiftimizin çocuğunun mezarının yitirilmesi, aşina olunan anadilin ve bu dilin taşıdığı mitlerin, hikayelerin yitirilmesi, çevredeki şarkıların, kokuların, yemeklerin yitirilmesi, önceki kimliğin ve bunu sağlayan desteğin yitirilmesi gibi pek çok kaybı içerdiği için, yerinden yurdundan ayrılma deneyimlerinin hepsi bireyin “yas tutma becerisi” ışığında incelenebilir.

‘Bedenim çürümeden unutmam, istersen dünyanın öbür ucuna götür… Unutmam… Unutmam… Ben geride bıraktığım yavrumu unutmam’ diyor Yana. O’nun yas tutmaya dair direncine bu sözleriyle şahit oluyoruz. Hayatını idame ettirecek fiziksel gereksinimlerini reddeden Yana, aslında hala Lazkiye’dedir. Her fırsatta Lazkiye’nin Midilli Adası’ndan çok daha güzel olduğunu iddia eder, savaş sonrası fotoğraflarına bakamaz bile. Geçmişin tüm iyi nesne ve kendilik imgelerinin bulunduğu duygusal bağlantılarını içeren fantezilerine tutunur. Avrupa’ya gitmek, belki de Yana’nın düşleminde bu zihinsel iyi nesne imgelerinin kaybı ve süreksizlik duygusu için zemin hazırlamaktadır. Mirvan ise hayata devam edebilme umudu taşıyor. “Umut kötü bir şey mi? Unutmak zorundayız, kötüyü arkada bıraktık, iyiye doğru yola çıktık…” diyen Mirvan, yas tutma konusunda daha becerikli. Anavatanından ayrılan bir göçmen kayıplarıyla arasındaki iç ruhsal bağlantısında dışsal bazı takviyelere gereksinim duyar. Mirvan, bunun için çocukluk arkadaşı Yaver gibi çeşitli bağlantı nesnelerine tutunuyor. En önemlisi de, bir şair olan Mirvan, şiirini yazmaya devam ediyor. Bu şekilde kayıplarını simgeselleştirebiliyor. Şiirlerinde aşkı, hayalleri var; ama en çok yol konu ediliyor. Şiir aracılığıyla, yaşadığı travmatik deneyimleri kendi hikayesinde kaydedebiliyor.

Foto: Murat Dürüm

“Yola bir kez düşen, artık hep yersizdir” demiş O. Aruoba. (2) Yola çıkan kişi adeta yolun kendisine dönmüştür. Göç eden için yersiz-yurtsuzluk başlamıştır artık. Ben, bu çok boyutlu, felsefi derinliği güçlü kavramı, yerinden yurdundan olma, bağından koparılma, bütünüyle gerçekleşemeyecek aidiyete duyulan özlem boyutu ile ele alıp, metnin en güçlü gördüğüm kısmı olan Eleni’nin hikayesiyle bağdaştırmak isterim. Oyunda Eleni’nin ne sesini duyabiliyoruz, ne kendisini görebiliyoruz. Eleni, arzularını, hayat hikayesini, göç öyküsünü detaylıca bilmediğimiz, yersiz-yurtsuz, kökünden sökülmüş bir göçmendir. Yazar bize, yalnızca ilişkilerinde, hedeflerinde bir türlü dikiş tutturamayan, geri dönemeyen ama vardığı yere de ait hissedemeyen bir karakteri hissettiriyor. Bizler, ancak varoluşuna dair derin bir boşluk hisseden Eleni’nin, çıkılması kaçınılmaz yolculuğunun son dönemine şahit oluyoruz. Eleni’ye ataları tarafından vadedilmiş bir toprak yoktur. Her gittiği yerde bir misafirdir. Vardığı hiçbir yer kendisini “evinde” hissettirememiştir belki de. Bir yer evinde hissettirmiyorsa, o yere veda edilebilir mi? B.Cassin, bir kitabında, “nostalji kelimesinin nostos(dönüş)- algos(acı) dan geldiğini, nostaljinin; geri dönüş acısı olduğunu ve bu kelimenin; hem insanın uzakta olduğunda çektiği eziyet, hem de geri dönmek için katlanılan sıkıntı anlamına geldiğini” belirtir. (3) Bir göç hikayesine doğan Eleni için -nostalji- hissi mümkün müdür? Kim bilir, belki Eleni’nin ana semptomudur.

“Kaç sesi tanımalı insan kalbindeki sesi bulabilmek için? Kaç sınır geçmesi gerek evine ulaşması için?”

                                                                                                     T. Angelopoulo

Foto: Murat Dürüm

Oyunun bir diğer önemli vurgusu da adaya gelen mültecilere yönelik gösterilen tepkiler. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) açıkladığı rapora göre (4), dünyada yerinden edilen insanların sayısı 84 milyonu aşmışken, göç; hem ülkemizin hem de dünyanın en önemli insanlık sorunudur. Günümüzde ötekilere yönelik kötücül, düşmanca önyargıları irdelemek ve anlamak hayati derecede önem taşımaktadır. Sanatın gücüyle bu denli mühim dışsal bir değişenin, içsel olarak nasıl yorumlanabildiğini gözler önüne seren güzel bir örnektir, “Gabriel’in Düşü”.

Oyunda, mültecilere gösterilen en hiddetli tepkiyi kendisi de sürgün edilen ve hatta tüm bu geçmiş-şimdi-gelecek “git-gel”inde Turco adı ile -öteki-leştirildiğine şahit olduğumuz Angelos gösteriyor. Zamanında ötekileştirilmiş Angelos’un yaşadığı acı veren sürgün deneyimi ardından ev sahibi toplum içinde ayrımcılıkla karşı karşıya kalmış olması, ağır ve eziyet verici kaygılarını hep canlı tuttuğunu, yeniden ve her an alevlenebilir bir şekilde beklemekte olduğunu görüyoruz. Bireyde, derin bir çaresizlik hissiyle yaşanan sürgün deneyimi ardından, kimsenin kendisine yardım edemeyeceğine dair inanç gelişebilir ve derin bir yalnızlık duygusu hissedilebilir. Bu içsel umutsuzluk hali, yok olma korkusundan, sahte kendiliklere kadar zayıf baş etme becerileri geliştirmeye zemin hazırlayabilir. Kök salma umudu ile başarısız girişimlerde bulunan, hayatta kalma mücadelesi veren Angelos için, yeni gelen mülteciler arkaik korkularını yeniden hatırlatan yıkıcı birer tehdit unsurudur. Yaşamış olduğu geçmiş travmatizasyonlar ve aşağılanmalarla alakalı acı verici belleği bir başka mülteciye dair düşlemlerini daha da yıkıcı bir hale getirebilir ve kendisine yapılanları adeta bir intikam aracı olarak kullanabilir.

Foto: Murat Dürüm

Nitekim, oyunda Angelos’un mülteci kampını yaktığına şahit oluruz. Oyun bize yalnız Angelos’un değil, ev sahibi ülkede yaşayanlar için de, yeni gelenin toplumda yarattığı kaygıyı çok net bir şekilde hissettirir. Kamplar yakılır, mülteciler aç-susuz bırakılır ve onlara karşı eylemler başlatılır. Çoğu için, mülteciler tekinsizin temsili, aşina olmadığımız ama buna rağmen bildiğimiz bir varlıktır. İnsani nitelikleri ya hayli azaltılmış ya da tamamen inkar edilmiş durumdadır. Bu inkar hali, ya mülteci kamplarını yıkmaktan, yakmaktan çekinmemeye ya da olan biteni görmezden gelmeye sevk eder. “Öteki insan değilmiş/bizden değilmiş gibi algılanınca da, insanlık dışı davranışlar ve şiddet meşru hale gelir.” (5) Vamık Volkan, bu durumu “Ev sahibi ülkelerin psikolojik sınırlarının istikrarını tehdit eden tekinsiz ötekiyi temsil eden ve Avrupa’ya halihazırda adeta sel gibi akan göçmenlerin ve mültecilerin emsalsiz artışını gözümüzde canlandırdığımızda, bu ülkelerdeki birçok birey ülkelerinin toplumsal geleneklerinin ve ekonominin zarar görmesinden ve yeni gelenlerin kitlesel göçünü kaldıramayacaklarından dehşet duyar. Psikolojik açıdan ele alındığında temel olarak sahip oldukları büyük grup kimliklerinin ötekinin kimliği tarafından kirletilmesinden korkarlar”(6) şeklinde açıklar. Belki de, ülkenin kendi psikososyal ve sosyoekonomik güvensizliğinin insanlarda kaygı uyandırdığı süreç, bu kaygıya ve onunla bağlantılı şiddete yön verecek bir dış nesneye, bir yabancı güce ihtiyaç doğurduğu bir süreçtir.

Peki sebebi nedir yeni gelenin yarattığı bu kaygının? Öngörülemediği, üstlenilemediği değişimlere sebebiyet vermesinden mi korkulur? Tekinsizliği yalnızca bilinmeyeni barındırdığından mıdır? Yoksa kulağımızı kapattığımız, kendi içimizdeki göçmenin sesini mi duyurur? Belki de “Gabriel’in Düşü”nde, Borges’in Düşü’nü duymak gerekir:

Foto: Murat Dürüm

O öteki olacağım, bilmeden olduğum,
O öteki düşe, uyanık halime bakmış olan kişi. Şimdi onun değerlendirdiği,
Yakınmadan ve gülümseyerek…

                                                                                    J. Borges, Düş

Psikiyatrist Dr. BERNA AYGÜN

 

 

Referanslar:

  1. Kerouac, Jack. On the Road. New York: Penguin
  2. Aruoba, Oruç. Yürüme. Metis Yayınları
  3. Cassin, Barbara. Nostalji: İnsan ne zaman evindedir?. Kollektif Kitap
  4. UNHCR.org/2022-refugee-statistics/
  5. Akhtar, Salman. Immigration and Identity. Jason Aronson Inc. Publishers
  6. Volkan, Vamık. Göçmenler ve Mülteciler. Pusula Yayınevi.

 

3
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU
BOĞA BURCU YORUMU

Gün, sezgilerin güçlendiği ve içsel huzuru bulma arayışının öne çıktığı bir dönem. Yeniliklere karşı açık olmalısın, alıştığın rutinin dışına çıkmak, yeni keşifler ve deneyimler sunabilir. Sağlığını ihmal etmemek, bedenine iyi bakmak önem taşıyor; fiziksel aktiviteler ruhunu da besleyecek. İlişkilerde ise iletişim anahtar konumda; hislerini açıkça dile getirmekten çekinme, bu samimiyet yakınlık yaratabilir. Finansal konularda dikkatli olman gereken bir zaman; harcamalarını kontrol etmek, ilerisi için iyi bir hazırlık yapmanı sağlayabilir. Kendine güven, gün içinde karşına çıkacak fırsatları değerlendirmende seni destekleyecek.

İKİZLER BURCU YORUMU

Sosyal etkileşimler ve iletişim ağı güçlü bir şekilde öne çıkıyor. Arkadaş çevrenizle zaman geçirmek, yeni insanlarla tanışmak ve fikir alışverişinde bulunmak için mükemmel bir gün. Merak duygunuz bu dönemde sizi farklı konulara yönlendirebilir. Öğrenme arzusunun da etkisiyle yeni projeler ve ilgi alanları keşfetmek isteyeceksiniz. Kendinizi ifade etme biçiminiz, sizi diğerlerinden ayıran özelliklerinizle birleşerek dikkat çekecek. Belki de, kafanızı kurcalayan bir konuda bir çözüm bulabilirsiniz. Ancak, söylediklerinize dikkat etmeniz gerekebilir; bazı sözleriniz yanlış anlaşılabilir. Duygusal derinliklere dalmak istemese de, yüzeydeki konulara dalmak sizin için daha cazip olacak. Yaratıcılığınızı serbest bırakın, ilham perisi yanınızda!

YENGEÇ BURCU YORUMU

Duygusal derinliklerin ve içgörülerin ön planda olduğu bir gün seni bekliyor. Sevgi ve bağlarla dolu anlar yaşayabilir, sevdiklerinin yanında kendini huzurlu hissedebilirsin. İçsel dünyana dönmek, geçmişle yüzleşmek ve eski yaralarını sarmak için uygun bir zaman. Aile ilişkileri, güven ve bağlılık temaları öncelik kazanacak. Duygusal zekânı kullanarak başkalarına destek olabileceğin fırsatlar çıkabilir. İş veya sosyal alanlarda yaratıcılığın ve sezgilerinle fark yaratabilirsin. İçsel barışın ve huzurun sayesinde zor durumların üstesinden daha kolay gelebileceksin. Kendini ifade ederken, kırılganlık gösterme isteği içinde olabilirsin, bu da ilişkilerine derinlik katacak. Kendine zaman ayırmayı unutma; meditasyon veya doğada vakit geçirmek ruhunu besleyecek. Bu dönemde kendine şefkat göster, hislerine güven ve içsel rehberliğini takip et.

ASLAN BURCU YORUMU

Bugün, dikkatleri üzerinize çekme zamanı. Yaratıcılığınız ve enerjinizle etrafınızdakileri büyüleyecek bir gün geçirmenizi sağlayacak fırsatlar kapınızı çalabilir. Kendinizi ifade etmekten çekinmeyin, zira sözleriniz başkaları üzerinde kalıcı bir etki bırakabilir. Özel yaşamınızdaki ilişkilerde, sevgi dolu ve cesur bir tavır sergilemek, kalp bağlarınızı güçlendirecek. Arkadaşlarınızdan veya sevdiklerinizden destek alırcasına, iş veya projelerle ilgili takımlarınızda liderlik rolüne soyunabilirsiniz. Bu, aynı zamanda yeni bağlantılar kurma ve iş çevrenizde fark edilme arzunuzu da besleyebilir. Unutmayın, güven ve cesaret, sizi hedeflerinize daha da yaklaştıracak. Kendinize inanarak, kararlılıkla ilerlediğinizde her engeli aşabileceğinizi göreceksiniz.

BAŞAK BURCU YORUMU

Detaylı düşünceler içinde kaybolma riski var. Üzerinde çalıştığın projeler ya da günlük işlerin, seni biraz bunaltabilir. Sabırlı ol, bütün bu karmaşanın içinde gizli fırsatlar da var. İletişimde dikkatli ol; sözlerin yanlış anlaşılıyor. Bu nedenle birlikte çalıştığın insanlarla açık ve net bir şekilde iletişim kurmaya özen göster. Sağlık konularına yönelirsen, özellikle ruhsal dengeyi bulmak adına meditasyon ya da doğa yürüyüşleri faydalı olabilir. Kendine zaman ayırmayı unutma, içsel huzuru bulmak için kendinle baş başa kalmak önemli. İş ve kişisel alanları dengelemek, günün genelinde stres seviyeni azaltacak. Yeniliklere açık ol, yaratıcılığını ortaya koyabileceğin bir fırsat seni bekliyor.

TERAZİ BURCU YORUMU

Bugün, ilişkilerin ve sosyal etkileşimlerin ön planda olacağı bir gün. Özellikle arkadaşlar ve sevdiğin kişilerle paylaşımların, aranızdaki bağı daha da güçlendirebilir. Duygusal denge arayışı içinde olman, iletişimdeki nezaket ve diplomasi yeteneklerini ön plana çıkaracak. Karşılaştığın zorluklar, anlayışlı yaklaşımın sayesinde daha kolay aşılacak. Sanatsal veya estetik konulara yönelmek, ruhunu besleyecek. Yaratıcılığını ifade etmeye yönelik fırsatlar karşına çıkabilir. Aşk hayatında ise, sevdiğin insanla gerçekleştireceğiniz samimi bir sohbet, ilişkinizdeki duygusal derinliği artırabilir. Bu dönem, bulunduğunuz çevre ile uyum sağlamanın ve sosyalleşmenin önemini vurguluyor. Kendini huzurlu hissetmek için, sevdiğin aktivitelerle zaman geçirmek isteyebilirsin. Kendi sınırlarını koruyarak, başkalarının ihtiyaçlarını da gözetmeyi başaracağın bir denge bulabilirsin.

AKREP BURCU YORUMU

Bugün derin duyguların ve sezgilerin ön planda. İçsel keşiflere yönelmek, geçmişe dair düşüncelere dalmak ruhsal olarak sana zenginlik katabilir. İlişkilerde iki taraflı anlayış arayışı, bağların güçlenmesine ve sorunların üstesinden gelmene yardımcı olacak. Duygusal yönden hassas, ama aynı zamanda güçlü bir enerjiyle yaklaşacaksın. Sürükleyici bir çekim gücüne sahip olduğun için çevrendekileri etkilemek için harika bir gün. Ancak, düşüncelerini net bir şekilde ifade etmekte zorlanabilirsin; birikimlerini paylaşırken dikkatli ol. İçsel huzuru sağlamak için meditasyon ya da doğada vakit geçirmek faydalı olacaktır. Unutma, karanlık senin için sadece gizem değil, aynı zamanda en derin potansiyelini keşfetmek için bir fırsat.

YAY BURCU YORUMU

Bugün yeni keşifler ve serüvenler için içsel bir heves duyuyorsun. Hayatın sunduğu fırsatları değerlendirmek için cesaret bulabilirsin. Akıl ve sezgi arasında bir denge kurarak, içindeki bilgeliği ortaya çıkarmalısın. Sosyal çevrende seni destekleyici insanlarla karşılaşmanın yanı sıra, kimlerle zaman geçirmek istediğine doğru kararlar alabilirsin. İlişkilerinde daha derin bir anlayışa erişmek için samimiyetin ve açıklığın kritik olacak. Rüzgarı arkanı alarak hareket etmelisin; yeni projeler ya da hedefler peşinde koşmak için ideal bir zaman yer alıyor. Unutma, hayallerini gerçekleştirmek için çaba sarf etmekten çekinmemen gerekiyor. Geleceğe yönelik planların hakkında netleşmek, seni birçok alanda güçlendirecek. Enerjin yüksek, bu yüzden fiziksel aktiviteler ve açık hava etkinlikleri de keyif verebilir. Günü dolu dolu yaşa ve ilhamını takip et!

OĞLAK BURCU YORUMU

Bugün, disiplin ve kararlılık temaları ön planda. Kendine koyduğun hedefler konusunda daha da sıkı çalışmaya karar verebilirsin. Bazı sorumluluklar, seni yeni fırsatlarla karşılaştıracak. İş yaşamında beklenmedik bir sonuçla karşılaşabilirsin; bu, seni bir değişim yapmaya itebilir. İlişkilerinde ise dürüstlük ön plana çıkıyor. Sevdiklerinle açık bir iletişim kurmak, aranızdaki bağı güçlendirecek. Kendine zaman ayırmayı unutma; ruhsal ve bedensel dinginliğin, günlük stresle başa çıkmana yardımcı olacak. Akşam saatlerinde, sosyal bir ortamda sevdiklerinle güzel anılar biriktirebilirsin.

KOVA BURCU YORUMU

Bugün içsel bir keşif ve özgürlük arayışı içinde olacaksın. Farklı fikirler ve bakış açıları seni etkileyebilir, bu da sosyal çevrene yenilikçi bir hava katmana neden olabilir. Orijinal düşüncelerinle dikkat çekebilirsin, bu yüzden mevcut projelerine veya hedeflerine yeni bir soluk getirmekten çekinme. Belki de çevrenden ilham alarak beklenmedik yönlere adım atacaksın.Duygusal olarak daha bağımsız hissedebilirsin; bu, ilişkilerinde denge arayışını tetikleyebilir. Yapıcı bir iletişim kurmak, mevcut durumu daha da güçlendirebilir. Karşılaştığın zorluklar, düşüncelerini ve duygularını netleştirmen için bir fırsat sunabilir. Arkadaşlarınla geçireceğin zaman, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve derin sohbetlere dönüşebilir.Bugün, yeni insanlarla tanışmak veya mevcut ilişkilerine yeni bir boyut katmak için harika bir zaman. Cesaretin ve yenilikçi yaklaşımın sayesinde, farklı bakış açıları kazanabilir ve bu durum sosyal hayatını zenginleştirebilir. Kendin ol ve özgünlüğünü kutla!

BALIK BURCU YORUMU

Duygular derinleşiyor, sezgilerin güçleniyor. İçsel dünyanda bir keşif yolculuğuna çıkmaya hazırlan, zira yaratıcılığın zirve yapacak. Hayal gücün, seni yeni fikirlere ve projelere yönlendirebilir. Sosyal ilişkilerde empati ve anlayış ön planda; başkalarının duygularına duyarlı olabilirsin. Aşk hayatında ise romantik anlar seni bekliyor, duygularını ifade etmekten çekinme. Kendine karşı nazik olmayı unutma; iç huzurunu sağlamak için meditasyon veya doğa yürüyüşleri yapabilirsin. Gün boyunca karşına çıkan fırsatları değerlendirmek için cesur adımlar atmaya hazır ol, şans yanında. Geçmişle ilgili bazı düşünceler aklını meşgul edebilir, ancak bunları kabullenmek ve bırakmak, ilerlemenin anahtarı olacak.

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM