babası yeni ölmüş ufaklığın
şeker bayramı sabahı
bibaşına bindiği dönme dolaplar gibi
üşüyerek gezinir suda
balıkçının kayıkları
eski sevdiğime götürür
uzaktan hızla geçen hücumbotun
ihtimal ki
postacıyla gönderdiği
dalgaların beyazlığı beni
siz diyin hiç büyümemişim
ben diyim ilkokul beşteyim
karabataklarla sidik yarıştırarak
oturur
göynümü berduş eylerim
mendireğin bi köşesinde
elimden anca bu gelir
ayrılığın sızısı
düşünce yüreğime
doğduğu şehrin ara sokaklarında
ebesini arayan
karagöz kadar küfürbaz
bi hayal perdesidir
beynimin sol yarısı
aşık gavlaki der baltam nerde
inek içmiş dağa kaçmış
inci boncuk yitmiş gitmiş
daha ben camıştayım