Değerli bir okurum, Geliştiren Anne-Baba kitabını okumuş ve şöyle yazmış: “Gelen misafir anne ve baba için önemli olabilir ve bu sebeple de anne babanın misafire hoş geldiniz demesi gayet normaldir. Ancak çocuk gelen misafiri sevmediği için anne/babası ile aynı duyguyu paylaşmayabilir. Bu sebeple de misafire Hoş geldiniz demekten itina ediyor da olabilir. Olayın bu şekli ile de değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kaldı ki çocuk misafire hakaret etmiş de değildir. Öyleyse çocuğun bu davranışın da anne/baba etkisi altında kalmadan hareket etmesinde fayda vardır. Yukarıdaki metinde dikkatimi çeken ikinci nokta “‘hoş geldiniz’ dersen, ‘doğru olanı’ yapmış olursun.” diyen anne/baba doğru kavramını çocuğuna dayatmış olmuyor mu. Bu dayatma çocuktaki farkındalığın gelişmesine katkı mı sağlar yoksa zarar mı verir diye düşünülmelidir.”
Önce bu dikkatli okuruma bana yazdığı için teşekkür ediyorum.
Ben kendisinden farklı düşünüyorum. Cevabım gayet açık ve net. Çocuk o ailede oturduğu sürece ailenin yaşayan değerlerine uymak zorundadır. Misafir toplumsal yaşamın önemli bir parçasıdır ve eve gelen misafire, ister sevilsin ister sevilmesin, “Hoş geldiniz” denilmelidir. Aksi halde erken yaşta kendi sınırlı deneyimleriyle bireyci ve ben merkezli, kendini beğenmiş insanlar yetişmeye başlar. Hasta bir toplumun tohumları atılır.
Çocuğun misafiri sevmesi ya da sevmemesinin, misafire “hoş geldiniz” demesiyle ilgisi olmamalıdır. “Gelen her misafiri seveceksin” denirse çocuğa, işte o yanlıştır. Ama sağlıklı toplumsal yaşam için “doğru olan” misafire “hoş geldiniz” demektir.
Değerli okuruma ilgisi için tekrar teşekkür ediyorum.
Sizin bu konuda düşüncelerinizi merak ediyor, güzel bir gün dileyerek, selamlar, saygılar sunuyorum.
10 Aralık 2016 – Doğan Cüceloğlu