



Sayım Azmaz, tükenmeye yüz tutmuş aşıklık geleneğini canlandırmaya çalışarak halk ozanlarına, aşıklara sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Kültür Elçisi de olan Azmaz, “Dede Korkut’tan günümüze kadar gelen bu kültür mutlaka yaşamalı ve yaşatılmalıdır” ifadelerini kullandı. Aşıklık geleneğinin Türk kültüründe önemli bir yer tuttuğunu da kaydeden Azmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

KAYNAKLARLA BESLENİR
“Aşık bulunduğu toplumun sözcüsüdür. Aşıklık geleneği, yüzyılların deneyimlerinden süzülerek biçimlenmiş, kuralları olan, kuşaktan kuşağa aktarılan değerler bütünüdür. Aşık edebiyatı sözlü gelenekte yaşatılan ürünlerle beslenir. Aşık şiirinin özünde, bulunduğu kültüre ait örnek değerler ve ahlak anlayışı yatar. Din, gelenek ve güncel yaşam, aşık edebiyatını besleyen diğer kaynaklardır.”

“Aşıklar, sazlı (telden), sazsız (dilden), doğaçlama yoluyla, kalemle (yazarak) veya birkaç özelliği birden taşıyan geleneğe bağlı olarak sanatlarını icra ederler. Aşıklık geleneğindeki tanımlamaya göre aşıklar; saz çalıp çalamama, atışma, karşılaşma yapıp yapamama, doğaçlama şiir söyleyip söyleyememe, usta-çırak ilişkisi içinde yetişip yetişememe vb. gibi geleneksel ölçülerle birbirlerinden ayrılırlar. Türk milletinin öz değerleriyle uyumlu bu kadim kültürümüze sahip çıkmalıyız.”
Hassas duyguların derin sularında yüzüyorsun. İçsel sezgilerin güçleniyor, zira kalbinin sesine kulak verme zamanı. İlişkilerinde sağlıklı sınırlar koymak, duygusal yüklerinden arınmana yardımcı olabilir. Sanat ve yaratıcılıkla ilgilenmek için mükemmel bir gün. İçindeki yaratıcılığı birkaç heceyle anlatmaya ya da tuvalde ifade etmeye çalışabilirsin. Maneviyat, ruhsal gelişim ve meditasyon gibi uygulamalar bu dönemde seni aydınlatabilir. Beklenmedik bir destek, hayal gücünü harekete geçirebilir. Hayallerin peşinden gitmekten çekinme; evren seni yönlendirecek. Kendine olan inancını tazele, merhametinle hem kendine hem başkalarına dokun. Tam bu noktada, sezgilerin kılavuzluğunda kararlılıkla ilerlemen gerektiğini unutma.