toprağı bol olsun, americano vespuçi denen adamcaaz gözlerimize hiçbi zaman giremeden şu fani dünyadan göçüp gitmiş bi ademoğludur..
bu herif tam olarak naapmıştır da koskoca kıtaya adı verilmiştir? diyelim, amerikayı keşfetmiş olsun, o zaman kristof kolomb ne yaptıydı?? macellan diye de bi başka abimiz var idi, o nesiyle meşhurdu??
asla öğrenemedik bunları, anlayamadık, algılayamadık arkadaşlar..
****
(hadi bunda benim salak bi çocuk olmamın çok büyük, ezbere dayalı eğitim sistemimizin bi miktar payları olsun.. asıl, milletin ”tarih” diye anlatacak mevzusu olmadığından kaynaklanmasın?)
****
bi kıtaya, bi devlete, bi şehre isminin verilmesi, elbette saygıdeğer bi nüanstır insanın kısacık yaşamında.. sözün gelimi george washington iyi bi örnektir bu konuda.. herif, direkt olarak başkent! kim bilir nasıl yararları olmuştur devletine? vay be!
sonra, bay madrid diye bi adam, mrs londra diye bi gadın yaşamış mıdır bilemiyorum, ama dr renault paris diye bi ”kavram” vardır ömrümüzde.. bu; bi insan mıdır, bi marka mıdır, emin diğiliz, ama vardır işte.. her ne kadar, benim ”giresun ünv. bel ve bıkın hastalıkları uzmanı dr gürsel ötker’ime” benzese de vardır..
kalmış işte aklımda nerden kalmışsa, vakt-i zamanında Atatürk’e de önerilmiş; ”paşam bi şehrimize adınızı verelim” diye.. kabul etmemiş tabi, o büyük adam bunu.. ve;
-”tarih beni gereken yere koyar” anlamında yanıt vermiş..
****
(bi yerde iyi olmuş bu red cevabı.. şimdi, o ilin futbol takımı olsa, Atatürkspor olacaktı adı, mecburen her yıl namağlup şampiyon olacaktı)
(gazi caddesi var giresun’da, nice şehre bedeldir.. yeter o, Ata’mızın şanına)
(ve vatanımızda hacıbektaş derler adına, bi ulu ilçemiz vardır.. ilhan selçuk, fikret otyam gibi azizlerimiz orada uyur.. bence Ata’mızın şehri orasıdır)
****
(bu anlamda şerif mardin var mesela.. duygu ankara vardır.. mustafa denizli var.. daha da vardır tabii)
(mesela yeşil giresunlu diye bi müzik insanı vardır, adını duyup da şehrimizle ne alakası olduğunu asla öğrenemediğimiz)
****
bu, aslında kısacık bi keyif yazısı olarak girdi beynime sabah sabah.. lafı hacıbektaş’a bağlar, derhal gıymalı yemeye giderim deyu, üstüm-başım giyinik oturdum pc başına..
(genelde, yazılarımı çıplak yazar, ”sanat için soyundum noolmuş” diye düşünürüm.. yok la yok şaka şey ettim, tam evden çıkarken yazdım demek istiyum)
keyif şurdan geliyo; izler’imizin ekim sayısı yarın bayilerde, hatta kasım sayımız da yarılandı bile.. salt bu diğil tabi.. anlatayım hadi, gıymalı azıcık daha beklesin, zaten yüzde yüz acıkmadan gıymalı yenmesi caiz diğildür, sevgili din kardeşlerim..
kasım ayı kapağı, aynen yukarıdaki yenilgisiz şampiyon Atatürkspor misali, Ata’mızla ilgili olmalıdır elbette.. bize yaraşan bu diğil midir? bilgi yurdu’muzun fotoğraf bölüm başkanı sevgili dostum ömer ermiş’tedir kapak fotoğrafını saptama görevi.. kısacık yazıştık, bikaç gün evvel vats ap’tan;
-”ömer, kasım’a başlıyorum ben”..
-”tamam”..
yarım saat geçti geçmedi.. kapak fotoğrafı önerisi olarak, iki foto yollamıştı ömer.. biri klasik-alışılageldik, diğeriyse Ata’mızın masmavi gözlerinin ağırlıklı olduğu bi foto idi.. Allah sizi inandırsın değerli kardeşlerim, günlerdir aklımdan geçen sadece ve sadece bu idi.. bi çift mavi göz..
-”tamam la ömer, kapak konusu bitmiştir” yazdım bitek.. demek ki ekip olmuşuz artık diye mutlu da oldum tabi..
(sonra baktım mail ekranım, kasım ayı için gelmiş taze yazılarla dolmuş taşmış.. sonra yolda gördüm, isiin gazi kardeşim ”bugün yarın atacam yeni yazımı, falanca konuya devam ettim gürsel” dedi.. sonra, adını önümüzdeki hafta açıklayacağım bi kıymetliler kıymetlisi abim ikiletmedi bile telefonda, ”abi, yeni yazı işleri müdürü olmanı rica ediyorum, bak, günümüzdeki sıradan insanlara diğil, tarihe karşı sorumluyuz, hem de yüzyıl sonraki kuşaklar için yapıyoruz ne yapıyorsak.. herkes yakışmaz o künyeye, senden başkasını da aramayacam” biçimli teklifimi.. sağolsun)
****
bu gadar yazı yeter aziz ve muhterem kardeşlerim,
cümleten hayırlı pazarlar dilerim..
Allah’a emanet olunuz..
gürsullah hocaefendi.