AĞUSTOS VAAZI

AĞUSTOS VAAZI

aziz ve muhterem kardeşlerim,
malumunuz türklük, islamiyetten öncedir.. müslümanlık henüz doğmadan türklerin bi medeniyeti, din anlayışı ve tanrısı zaten var idi..
osmanlı bunu bozdu.. hem de islamın en geri kafalı mezhebini baş tacı ederek bozdu.. ne yazık ki budur vaziyet.. bu soylu topraklar, salt bu nedenle yüzlerce yıl geriye gitti..
düzeltilmesinin çok zor olması nedendir sanırsınız?
Atatürk’ü önce böyle anlayınız.. karşı olduğu neydi, türklüğü neden bu denli yüceltti?
ve 57 yıllık kısacık ömründe, tek başına, örneğin ikinci adam bile çok vasatken, anca bu kadarını düzeltebildi..
Atatürk’ü minnetle anmayanın vicdanından, namusundan, ahlakından şüphe ederim..
****
giresun’umuz da dünyalar incisi bi kentti..
elbette tırışkadan bi rivayettir ama dünyanın en anlamlı, en gerçeğe uygun rivayetidir.. derler ki, papazın biri vakt-i zamanında giresun’a gelmiş’miş.. kale’den şehre doğru bi bakmış’mış.. incil’de yazan cenneti buldum diye vatikan’a haber salmış’mış..
canını sevdüüm papaz efendi..
****
sonra ne mi olmuş..
benzetimi hoş görünüz aziz kardeşlerim.. az evvelki Ata’mız misali, giresun’un yerlisi 25-30 ailenin gücü anca bu kadarını korumaya yetebilmiş..
sünni kafası, görmemişlik kafası, zevksizlik kafası, sanatsızlık kafası, odun heriflik kafası şehrimizi ele geçirmiş..
giresun artık mezradır..
paris’in maris’in yanından yöresinden geçemeyeceği cennet, yerle yeksan olmuş..
****
bizler haziranın ilk haftasında bronzlaşan çocuklardık.. güneşe ne hacet, “alamuk” denen gri hava, daha beter yakardı tenlerimizi..
o zamanlar ordu’da denize girme kültürü hiç yokken, trabzon’da desen hepten günahtı bu işler..
kıyaslama, inancın şanındandır muhterem kardeşlerim, kimseye laf sokuyor değiliz..
****
hal böyleyken..
bu yıl da bencileyin deniz sezonunu açana değin yaz bitti değerli kardeşlerim..
deniz ve plajlar şehre uzaklaştı.. bizim asla keyif alamayacağımız onuncu sınıf mekânlar revaç görür oluverdi..
katlanması zordur..
burası bizim inci giresun’umuz diğildir..
denize giresim yok ulan..
ne bronzlaşması?
sevgili ağabeyim serdar ustaoğlu’nun izler dergimizde yayımlanacak (eylül sayısı) plaj makalesini okumayanlar çok şey kaçırır.. onu bari diyeyim..
****
kale’den şehre doğru bi baktım geçen..
uzun uzun sövdüm..
papaz efendi, malum olsun sana..
hepinize hayırlı günler diliyorum..
Allah’a emanet olunuz..
gürsullah hocaefendi
Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Duygusal derinlikler içinde yüzdüğün, içsel dünyana bir yolculuk yapma arzusunun güçlendiği bir dönemdesin. Yaratıcılığının sınırlarını zorlaman gereken bir zaman dilimi. Sanatsal ilhamın artabilir, bu da seni yoğun bir şekilde ifade etme isteğiyle doldurabilir. Başkalarının hislerini anlama yeteneğin oldukça kuvvetli, bu da sosyal ilişkilerinde hassas bir denge kurmanı sağlayabilir. Kendine dönerek, içsel huzurunu bulmak için sakinliğe ihtiyacın var. Ancak daldığın düşüncelerden sıyrılmak zor olabilir, dikkatli ol. Kalbindeki sezgi gücü bu dönemde seni yönlendirecek, bu yüzden hislerine güvenmeyi unutma. Sevdiklerinle olan iletişiminde empatiye açık olman, çatışmaların önüne geçecek. Bazen yalnız kalmaya ihtiyacın olabilir; bu, yeniden doğuşun için gerekli bir temizlik. Unutma, kendini ifade etme biçimlerin kariyerin üzerinde de etkili olabilir, bu fırsatları iyi değerlendir.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45