9 Temmuz Salı sabahı saat 7:45, Pendik tren istasyonunda YHT (Yüksek Hızlı Tren) Gişesi’nde Sapanca’ya 8:15 trenine bilet almak için sıraya girdim bekliyorum. Benim önümde, ince zayıf uzun kollu gömlek giymiş 55-60 yaşları arasında gösteren bir erkek, sıra ona gelince, Ankara’ya kendi ve karısı için bilet almak istedi. Hafif kilolu 35 yaşlarında gösteren bıyıklı gişe memuru, Ankara’ya bilet bulunmadığını, bütün koltukların dolu olduğunu söyledi. Müşteri “Abi, yap bir adalet!” dedi ve acil bir durum olduğunu, hemen gitmeleri gerektiğini söyledi. Gişe memuru bir şey yapamayacağını, koltukların hepsinin satılmış olduğunu tekrar etti. Müşteri bir kez daha, “Yap bir adalet!” dedi yalvarırcasına. Gişe memuru ellerini kaldırıp kafasını hayır anlamında salladı. Adam gişeden ayrıldı.
Ben Sapanca için gidiş dönüş biletimi aldım; trenin kalktığı yere gitmek için merdivenlerin başına geldiğimde bilet alamayan adamın orada su satan biriyle konuştuğunu ve gişedeki adamın ‘adaletten anlamaz biri olduğu’ anlamına gelen bir şeyler söylediğini duydum.
Bu “adalet” anlayışı bana ilginç geldi. Belki benim bilmediğim bir ifade ediş tarzı, bir deyiş vardır diye düşündüm. Üzerinde düşünmeye değer gördüm. Ve siz okurlarıma sormak istedim. Bu etkileşimde “Yap bir adalet” ifadesindeki “adalet” kelimesi nasıl bir anlayışı dile getiriyor? Bu kişiye özgü bir ifade mi, yoksa kültüre mal olmuş bir tarzı, bir bakışı mı dile getiriyor? Size aşina geliyor mu? Bu ifade size neler düşündürüyor?
Emek ve zamanınız için teşekkür ederim.
Doğan Cüceloğlu / 11 Temmuz 2019