
| XX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI HAKKINDA KISA TARİHİ BİLGİ |
XX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI HAKKINDA KISA TARİHİ BİLGİ
Yirminci yüzyıl başlarında Türk edebiyatında muhtelif zevk, tarz ve fikir mücadeleleri devam etmekle beraber, tarihin akışı, yeni hayat ve halkın zevki,problemleri çözmüş bulunuyordu. Divan edebiyatı ortadan kalktı. Tekke edebiyatının eski çevreleri kalmadı. Fransız taklitçisi Edebiyat-ı Cedide ifratlarından sıyrıldı. Dilde sade Türkçe hakim oldu. Nazımda aruz vezni yerini hece veznine terketti. Gelişmekte devam eden saz şiiri, kendisine doğru gelen yeni edebiyat içinde yer aldı. Bütün bunlar, hayatın ve tekâmül edip değişen yeni Türk cemiyetinin bünyesi icabı idi. Türk cemiyetini, sınıfsız, milli ve asrî bir devlet haline getiren Cumhuriyet inkılâbı bu hareketleri perçinledi. Eski tarzların her birinden kendine lâzım olan milli unsurları ve Avrupa’dan yeni şekilleri alarak teşekkül etmiş bulunan yeni edebiyat, bütün millete mal olabilecek vasıflar kazandı.
Bu edebiyatın şiirde öncüsü olan Mehmet Emin en mühim eserlerini bu yüzyıl içinde verdi. Onunla birlikte Milli Edebiyatçılar adını alan yazarların en mühimlerinden olan Ziya Gökalp, sade dille ve hece vezniyle milli şiirler yazdığı gibi, edebiyata, fikir ve ruh bakımından da milliyeti ve Türkçülüğü getirdi. Aynı grubun değerli ve ateşli bir temsilcisi olan Ömer Seyfettin çok cazip hikayelerindeki canlı ve güzel sade Türkçe ile yeni edebiyatın kesin zaferini sağladı. Enis Behiç, Halit Fahri, Orhan Seyfi, Yusuf Ziya, Faruk Nafiz, Salih Zeki gibi şairler, milli edebiyatçıların yolundan giderek, hece veznini geniş bir şekilde incelediler. Yeni tarz da şiiri biraz daha hayata ve hayatın teferruatına doğru götüren daha ileri ve daha değerli şairler yetişti. Necip Fazıl ruh âleminin mistik ürperişlerini aksettiren şiirler yazdı. Ömer Bedrettin, güzel bir Türkçe ile yerli duyguları yazdı. Ahmet Muhip ile Cahit Sıtkı hece veznini daha serbest ve tabiî bir şekilde duraksız kullanarak başarılı şiirler yazdılar. Başta Orhan Veli olmak üzere birçok yeni şairler, serbest nazımla, tabiî ve güzel bir Türkçe ile şiirler de meydana getirdiler.
Aruz veznine bağlı kalan Mehmet Akif ile Yahya Kemal, dil ve ruh bakımından yeni ve millî şiirler verdiler. Mehmet Akif Ersoy’un İstiklâl Marşı Türk’ün sesini, gücünü bütün cihana duyurdu. Ahmet Haşim ise gittikçe sadeleşen bir dille tamamen şahsî ve orijinal, sembolist şiirler yazdı. Eski saz şiiri şekline yeni bir ruh veren Rıza Tevfik de çok sevilen şiirler meydana getirdi.
Roman sahasında Halit Ziya, yeni zevke uygun değerli eserler yazdı ve dili Osmanlıca olan bazı eserlerini sade Türkçeye çevirdi. Ondokuzuncu yüzyıl sonlarında sade Türkçe ile ve millî bir ruhla yazan Hüseyin Rahmi ve Ahmet Hikmet, bu yüzyıl içinde değerli romanlar ve hikâyeler yazdılar. Modern roman ve hikaye yazarlarımızın en tanınmışları olan Halide Edip, Yakup Kadri, Reşat Nuri,Fahri Celal Göktulga, Peyami Safa, yeni edebiyatın her bakımından geniş ve değerli eserlerini meydana getirdiler. Bunlardan sonra Memduh Şevket Esendal, Sait Faik Abasıyanık, Orhan Kemal, Orhan Hançerlioğlu, Yaşar Kemal ve Haldun Taner gibi daha yeni hikayeciler de yetişti.
Tiyatro sahasında, manzum, mensur, trajedi ve komedi eserleri yazan birçok şahsiyetler bulunmakla beraber, bilhassa tiyatro eseri müellifi olarak belirenlere az rastlanmaktadır. Reşat Nuri çeşitli piyesleriyle, Halit Fahri manzum trajedileriyle, Musahipzade Celâl ve İbnürrefik Ahmet Nuri komedileriyle, en çok tanınanlardandır. Son yılların tiyatro yazarları arasında Orhan Asena, Turgut Özakman, Refik Erduran gibi isimler göze çarpmaktadır.
Ondokuzuncu yüzyıl sonlarında sade Türkçe ile ve halk zevkiyle roman, hikaye eserleri yazan Ahmet Rasim, bu yüzyıl içinde en değerli eserlerini vermiştir. Falih Rıfkı enteresan seyahat eserleri yazmıştır. Ziya Gökalp’in açtığı yolda yürüyerek edebiyatımızı ilm’i bir şekilde tetkik eden Fuat Köprülü, edebiyat tarihimiz üzerinde değerli eserler meydana getirmiştir. Bugünkü edebiyatımızda, tarih, tenkid, biyografi, ilmî ve felsefî tetkik gibi her cinsten eserler vücuda getiren yazarlar da bulunmaktadır.
Hazırlayan : UlviyeSavtur
Kaynak: Vasfi Mahir Kocatürk/Türk Edebiyatı Antolojisi
Mürekkep Kültür Sanat edebiyat Serisi:1 / 2007 / Ulviye Savtur
Duygusal derinlik ve sezgi bugün seni sarıp sarmalayacak. İçsel huzuru bulmak için kendine zaman ayırman gereken bir gün. Sanatsal yönlerin canlanabilir, bu nedenle yaratıcılığını ifade etme yolları arayışında olabilirsin. İlişkilerde daha fazla empati göstermek, başkalarıyla bağ kurmanı kolaylaştıracak. Duygusal yoğunluk, küçük tartışmalara neden olabilir, bu yüzden sabırlı ol. Belirsizlikten korkma; akışa teslim olmak ve içsel sesini dinlemek, cesaret gerektirse de seni doğru yola yönlendirecektir. Temizlik ve düzen konusunda alacağın kararlar, zihnini ve ruhunu hafifletecek. Kendini önemsemeyi unutma; içsel barış için gerekli olan nefes molalarını almayı ihmal etme.