yılmaz özdil’in bugünkü yazısı, bana anlatılan pek çok şey’i kafamda film kareleri gibi döndürdü..
okurken annemdeydim..
yazıyı bitirip sahile indim..
ağlaya ağlaya yürüdüm..
****
kıbrıs harekatı sırasında,
beşparmak dağları’na gönderilip, gizlenmiş,
çıkarma esnasında mehmetçiğimizce elleriyle koymuş gibi bulunmuş,
ve kullanılmış,
peynir tenekeleri içindeki telsizlerden,
söz ediyordu özdil..
ki, o telsizlerden gelen haberler sayesinde uçaklarımız Türkiye’den havalanabilmiş, gemilerimiz kıbrıs’a çıkarma yapabilmiş..
birleşmeyen pazıllarımı birleştirdi özdil..
****
ne anlattığımı, kimden söz ettiğimi anlamadınız belki..
benimle mezara gitmesi gereken bilgiler var çünkü..
gerisini yazamam..
yiğidim.. aslanım.. kahramanım..
nurlarda uyu sen..
****
sadece şunu biliniz yeter..
salt genlerimdeki bu onur sayesinde, ölene değin göğsünde şeref madalyasıyla dolaşması gereken ben.. yakın bi zamanda hakim karşısına çıkacağım..
şehrimdeki bi mekanda, Atatürk portresinin indirildiği haberinin bana verilmesi üzerine, koşarak oraya gitmiş, gerçekten böyle bişey olduğunu anlayınca;
-”kim indirdi ulan onu, Atatürk’ün fotoğrafını indirenin ağzına mçarım” diye bağırmıştım.. hiçbi şahsı hedef almadan, ortalığa doğru.. derhal polis de çağırmıştım.. şikayetçi olmak için..
meğer, benden şikayetçi olunmuş.. sinkaf etmişim????
-”ben sinkaf etmedim, sinkaf başka bişidir.. ayrıca konu bu değil, ben herhangi bi kişiye doğrudan sövmedim, ama ettiğim küfür dünyada Atatürk fotoğrafını indiren herkes için geçerlidir, ifademe özellikle eklenmesini istiyorum” dedimdi..
bu da tehditmiş????
****
hukuk denen şey değişmiş galiba..
töbe töbe?
****
arkadaşlar,
uzlaşma önerildi, ama reddettim.. hayır, ben bu konuda yargılanmak istiyorum dedim..
ilkin bekleyeceğim.. hakim;
-”ağızlarına sağlık gürsel bey” dedi, dedi..
aksi taktirde, yazılı olarak bursa nutku’nu verecek, savunmam budur diyeceğim..
taşları bağlamışlar itleri salmışlar, Mustafa Kemal’in vatanında kimseye bu hakkı vermem!
zaten ölmeye üç günüm kalmış, REST!